·96 syf.····Okunma: 02 Ocak 2026 11:32 “Ölülerin altına da gömüldüm, evet, fakat şimdi dirilerin, olayların, belgelerin ve mezara dönmemi isteyen bütün bir toplumun altında gömülüyüm!"
Yılın ilk kitabı. Şöyle bir kaç yüzyıl öncesine uzanmak istedim ve Balzac’ın İnsanlık Komedyası külliyatından bir eser olan Albay Chabert’i aldım elime.
Yaşar Nabi Nayır’ın önsözü ile başlıyor kitap. Balzac’ın hayatını özetleyen uzunca bir metin kaleme almış Yaşar Nabi. Hayli etkileyici, kitabın içeriğinden daha etkileyici hatta. Sonrasında Albay Chabert’in hikayesini okumaya başlıyoruz.
Napolyon’un süvarilerinden olan Albay Chabert Eylau muharebesi sırasında öldüğü sanıldığı için diğer ölü askerlerle birlikte toprağa gömülür. Gömüldüğü mezardan çıkan Albay bir kaç sene sonra Paris’e geri döner. Fakat serveti çoktan dağıtılmış eşi yeni bir adamla evlenip çoluk çocuğa karışmıştır. O noktadan sonra Albay hem yaşadığını ispatlamanın hem de servetini geri kazanmanın mücadelesini verir. Resmi olarak kimliğini geri kazanmanın bürokratik zorluğu bir yana Albay’ın başından geçenleri diğer insanlara inandırması bile başlı başına bir meseledir.
Trajikomik bir hikaye. Hakikaten de insanlık komedyası. Albay’ın bürokrasi ile savaşı bana biraz Aziz Nesin’in Yaşar ne Yaşar Ne Yaşamaz kitabını hatırlattı. Hikayenin beni çok derin etkilediğini söyleyemeyeceğim ama Balzac’ı biraz daha yakından tanımak güzeldi.