Öğrencilerime önermekten keyif aldığım türlerdendir macera kitapları. Çünkü iyi yazılmış bir macera, çocuğu yalnızca eğlendirmez; merak duygusunu, araştırma isteğini ve hayal gücünü de besler. Tuncel Altınköprü’nün bu kitabı da tam olarak böyle bir eser.
Okur, daha ilk sayfalardan itibaren kendini hikâyenin içinde buluyor. İkinci tekil şahıs anlatımı sayesinde çocuklar “kahraman benmişim” duygusunu yaşıyor. Üstelik kitapta yer alan yönlendirmeli okuma tekniği, öğrenciler için müthiş bir okuma deneyimi sunuyor. Çocuk, yaptığı seçimlerin hikâyenin gidişatını değiştirdiğini gördükçe okumaya daha çok bağlanıyor.
Konu da en az anlatım kadar ilgi çekici: Genç bir arkeolog, yaşlı bir rehber ve torunuyla birlikte Kral Midas’ın efsanevî Altın Kenti’ni ararken kendini tehlikeli bir kovalamacanın içinde buluyor. Tarih, mitoloji ve macera iç içe geçerken çocuklar farkında olmadan pek çok yeni bilgi ediniyor.
Sınıf kitaplıklarında mutlaka bulunması gereken, okuma alışkanlığı kazandırmada güçlü bir köprü olabilecek bir eser olduğunu düşünüyorum.