Gönderi

Peşin Beklentiler
10/10
·62 syf.··
Beğendi
·
2025 220. kitabı
Bu kısacık dünya hayatında temel beklentimiz dertsiz tasasız bir ömür sürüp, mümkünse iyi izler bırakarak ayrılıp gitmek. Güvenli, daima büyük küçük haz ödülleri sunan mutlu bir hayat yani. Bunun hakkımız olduğunu düşünüyor, aksi durumlar vaki olduğunda geriliyor hatta öfkeleniyoruz. Bu konuda geçmiş nesillerle aramızdaki fark, onlar olumlu olumsuz her oluşu ve yaşadıkları duygu durumunu ebediyetle irtibatlı düşünürler, topyekûn hayatı böyle bir duruşla karşılarlardı. Hayli zamandır bu duruşu terk ettik. Yerine, dünyada başlayıp dünyada biten bir hayat algısını kabul ettik. Bu genel geçer anlayış, bize olumsuz gelen hiçbir hal ve durumu kabullenmemeyi öğütlüyor. Aslında hayatın bize duyguda, düşüncede, yaşantıda konfor vaat ettiğini, bunun gerçekleşmesini engelleyen her ne varsa reddetmemizi, hatta onunla savaşmamız gerektiğini öğretiyor. Fakat kendi anlam ve değer sistemimize baktığımızda bu algı ve anlayışı doğrulamak mümkün değil. O sistem her şeyden önce bütün oluş ve bozuluşların temeline ilâhî iradeyi koyuyor. Eski nesillerin günlük dilde sıkça başvurduğu, yenilerin ise unuttuğu “takdir-i ilâhî” ifadesi bunu dile getiriyor mesela. Sonra sabır tavsiyesi… Şimdilerde ancak cenazenin ardından geride kalanlara yapılan bu tavsiye, gündelik hayatta kişinin tahammülünü zorlayan her durumda yapılır, Allah’ın sabredenleri sevdiği hatırlatılırdı. Eski ve yeni nesiller arasındaki bu farkın temel sebebi, dünyanın bir imtihan yurdu olduğu anlayışının değişmiş olması. Eskiler ödülün dünya imtihanında hak edilip âhirette alınabileceğine inanırken, şimdiki anlayış sınanmadan, yorulmadan hemen istiyor. Yine bizim anlam ve değer sistemimiz, olumsuz kabul edilen hal ve durumların geniş bir bakışla hiç de olumsuz olmayabileceğini söylüyor. Ayette “…bazen hoşlanmadığınız bir şey sizin için hayırlıdır ve bazen hoşlandığınız bir şey sizin için şerdir” buyuruluyor. Hayatı acısıyla tatlısıyla bir sınanma süreci olarak kabullenmek, ödülü ise ebedî hayat için beklemek, insanlığın bugünkü gergin, öfkeli hali için keşfedilmesi gereken hazine değeri taşıyor. Bu yüzden 27. yılımızın bu son sayısında hayat imtihanını ana mesele olarak gündeminize taşıdık.
Semerkand - Sayı 324 (Aralık 2025)Semerkand Dergisi · Semerkand Yayınları · 20254 okunma
·
431 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.