Öncelikle kitabı okuduktan sonra Selahattin Enis’in zamanında maruz kaldığı ağır eleştirilerin sebebini çok iyi anlıyorsunuz. Haklılar mı orasına siz kendi adınıza okuduktan sonra karar verebilirsiniz. Fakat ben kendilerini, dönemin ‘seçkin’leri sanılan insanların gerçek yüzlerini açıkça ortaya koyabilme cesareti gösterdiklerinden dolayı tebrik ediyorum.
Zaniyeler’de Selahattin Enis özellikle karakterlerini sevimli ya da haklı göstermek gibi bir çabaya girmeden; aksine zaaflarıyla, tutkularıyla ve ahlaki çöküşleriyle olduğu gibi sunuyor. O ‘seçkin’ sanılan insanların bir bir gözünüzden düşüşünü hatta zaten sadece sıfatlarıyla var olduklarını ve aslında bir hiç olduklarını size çok güzel hissettiriyor.
Yazar bunları hem çok sert bir dille hem de olduğunca açık yüreklilikle anlatıyor. Bu kitapla süslü cümlelerden çok gerçekçi betimlemeler sizi bekliyor.
Zaniyeler, insanın zaaflarını ve toplumun ahlaki sınırlarını sorgulatan, rahatsız edici olduğu kadar düşündürücü bir eser olarak benim için gerçekten güzel bir okuma deneyimi oldu.