Merhabalar
Bugün sizleri her yazdığına deli gibi bağlandığım yazardan Kanlı Ay serisinin ikinci kitabı yani final kitabı olan Kayıp Melek ile geldim. Ben izlemeyi değil okumayı seven tarafım o yüzden fantastik benim için çok başka yerlerde...
"Gece nereye giderseniz gidin siyahtır.
Ve acının tek bir rengi vardır; kurşuni... "
Ante bedenimi ısıtmanın bir yolunu buldular.
Ancak ruhum üzerinde soluklandığımız buz kütleleri kadar soğuk ve devinimsiz.
Beni izlediğin anları anımsadığımda belleğimde belirenlerin birer sanrıdan ibaret olduğunu bile bile elimi uzatıyorum.
Ah Ante dokunamıyorum.
Sınandığım şey acıyla yoğrulmuş devasa bir boşluk. O boşluğun ucunda bir bez bebek gibi sallanıyorum.
Bedenimi kurtarırken, ruhumu esir eden anahtarı heybende götürdüğünü biliyor musun? Belkide bir yerlerden duduklarında düzmece bir tebessümle beni izliyorsun.
Burdayım...
Her gece ay ışığının altında durup yaşadıklarımızla baş etmeye çalışıyorum.
Beni o dipsiz mezara nasıl diri diri gömdüğünü sonra parmaklarınla nasıl kazıyarak beni çıkardığını düşünüyorum.
Hiç kimse inanmıyor karanlık gözlerini üzerinden ayırmadığın ay bile yeniden kızarıyor.
Hiç kimse görmüyor ay oluk oluk kanıyor.
Ante, alnımdaki yara izi bile sızlıyor onca zamandan sonra zihnim ilk kez kokunu duyumsuyor.
Ve yabancı bir ses fısıldıyor beni çağırıyor.
"Ayın kayıp meleği seni bekliyor..."