benim çocukluğumdan beri virginia woolfa karşı özel bir çekimim aynı zamanda da apayrı bir önyargım vardı. 8 sene önce adını duyar duymaz koşarak bir kitapçıdan bir kitabını almıştım 13 yaşındaydım. Okumaya ilk cesaret ettiğim zaman dilimi şimdi ve neredeyse 21 olacağım. Woolfu bu kadar beklettiğim için pişman değilim zihnim oturmuşken satırlarını okumak daha hoş ve anlamlı.
Kendine ait bir oda kitabı bir feminist kadın dayanışmasının elde tutulur nadide bir mücevheridir. Kadının, kadınların yazın süreci boyunca neden eksik kaldıklarını,bir şekilde neden sürekli aşağılandıklarını ve bu kadar zor süreçlerden geçtiklerini,nasıl imkanları sağlamlaştırabileceklerinden bahsediyor. Türü dolayısıyla yazarın düşüncelerini içeren bu kitap kısım kısım ünlü yazarların kadınlar hakkında bazı keskin görüşlerine de yer veriyor. Herkesin bir fikri var özellikle kadın olmayan herkesin kadınlar üzerinde apayrı bir fikri var. Kitabın son sayfalarına gelene dek yazarın neyi savunduğunu anlamak güç; bir övgü ardına bir yergi geliyor aynı zamanda ikisinin de gerekli alt yapısı var, altı boş sözler değiller. Son sayfalarda söylenen ise şu : Kimin ne düşündüğü önemsiz sen sadece yazmaya, yaratmaya,kendinin en iyi versiyonunu inşaa etmeye bak. Var olan cahilliğini yen imkanlarını kullan ve yapabileceğin en iyi noktaya çabalayarak gel. Çünkü herkes her zaman konuşur, konuşacak. Vasıfsız bir adamın vasıfsız bir cümlesini alıntılamıştı yazısında. Hatırladığım kadarıyla çocuklar ne zaman arzulanan bir şey olmaktan çıkacak işte o zaman kadın gereksiz olacak diyordu. Kadını sadece doğurma amaçlı bir canlı olarak gören gözler,bunu tamamen kendine doğru diye kabul ettirmiş ruhlar var. Kadına tapanlar da var,yok değil. Her ikisi de umurunuzda olmasın diyor Woolf,kendi gerçekliğinizi kendiniz yazın kendi değerinizin daima farkında olun. Bir odanız olsun kendinize ait, kapısında bir kilit. Kendinizi o sürekli kesintiden soyutlamanın bir yolunu bulun ve yaratın... Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf