Ayın on dördü…
7/10
·326 syf.··
2026 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2026 08:56
Ayın On Dördü’nü az önce bitirdim ama kafam karışık. Beğendim mi beğenmedim mi hâlâ tam emin değilim, öyle garip bir yerde bıraktı beni. ​Refik Halit Karay’ın Türkçesine zaten diyecek bir şey yok; o eski İstanbul’u, mehtaplı geceleri öyle bir anlatıyor ki sanki o nemli yaz gecesini gerçekten yaşıyorsun. Dil su gibi akıyor, orası kesin. Ama karakterler beni bir noktadan sonra biraz sıkyı açıkçası. O bitmek bilmeyen kıskançlık krizleri, "Rayiha da Rayiha" diye sayıklamalar... Bir yerden sonra "e hadi artık ne olacaksa olsun" dedim. ​Polisiye beklentisiyle girince de biraz ters köşe yapıyor insanı. Yani öyle "katil kim, ipucu nerede" gibi bir derdi yok kitabın; daha çok o karakterlerin takıntılı hallerini, iç dünyalarını önümüze seriyor. Olayın farklı kişilerin gözünden parça parça anlatılması bence kitabın en iyi tarafıydı, en azından "diğeri ne düşünüyor?" diye merak edip devam ediyorsun. ​Özetle; kötü kitap asla değil, yazarın kalemi zaten efsane ama benim favorilerim arasına girer mi, sanmıyorum. Arada kalmak isteyen buyursun okusun. :)
1000Kitap
Ayın On DördüRefik Halid Karay · İnkılap Kitabevi · 201183 okunma
·
399 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.