·424 syf.··Beğendi
···Okunma: 07 Mayıs 2018 00:50 #kitapyorumu
#BirCesurKadınHalide
Kurtuluş Savaşı ve Milli Mücadelenin yaşandığı dönemlerde tarihin derinliklerinde kaybolarak “Bir Cesur Kadın Halide “ romanımı büyük bir keyifle okuyarak bitirdim. Öncelikle değerli yazarlarımız Fatih Özcan ve Yeşim Demir’e harika ve büyüleyici bir roman yazdıkları için çok teşekkür ederim.
1939 yılında Trenlerin Madonnası olarak anılan Şark Ekspresi ile Halide için İstanbul’a dönüş yolculuğu başlamıştı. 1924’te rahatsızlığı nedeniyle vatanını terketmişti Halide. 1935 yılında torunu için bir kez ülkesine gitmiş şimdi ise memleket hasretiyle vatanına geri dönüyordu. 3 güne yakın bir yolculuk vardı önünde ve geçmişte yaşadığı birçok anı gözlerinin önüne sırayla gelmişti.
Osmanlı döneminde ilk kez roman yazan Fatma Aliye hanım’dan sonra ikinci kadın Türk yazardı Halide. İlk romanı Heyula’yı yazdığında 19 yaşındaydı.
⭐️Tarihler 1919 un bahar aylarını gösterdiğinde Halide Fatih, Üsküdar , Kadıköy ve Sultanahmet Meydanları’nda milli uyanışa vesile olabilmek için birçok miting düzenlemişti. Her miting bir öncekine göre daha kalabalık hınca hınç doluydu. İşgal altındaki İstanbul’u kurtarmak için halkın birlik olması şarttı. Milli mücadele adına hep bir ağızdan yeminler edilerek tekbir sesleri ile halkın uyanışının coşkusu sarmıştı alanları.
⭐️2 evlat sahibi anne olmasına rağmen Halide işgal altındaki İstanbul’dan vatan haini ilan edileceğini bilmesine rağmen Ankara’ya gitmişti. Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşlarına ile milli mücadelenin birçok cephesinde elinden gelen tüm yardımları yapacağını belirtmişti.
⭐️ İlk iş iletişim adına Mustafa Kemal’in de onayı ile halkı içlerinde bulundukları durumdan haberdar etmek için Anadolu Ajansı kurmak oldu. Hilal-i Ahmer hastanesinde Halide hastabakıcı olarak çalışmaya başladı. Birçok yaralı askerin hayata tutunmasını amaç edinmişti.
⭐️ Artık Halide İsmet Paşa’nın ordusunda bir erdi. Devamında tüm cephelerde bulunmuş er olarak başladığı askeri hayatı İzmir’in kurtuluşu sonrasında İzmir’e girmeden başçavuş olmuştu.
⭐️ 58 saat süren yolculuğun ardından 3 Mart 1939 da Halide İstanbul’daydı. Geceyi İstanbul’da geçirdikten sonra vakit kaybetmeden Ankara’ya geçti.
⭐️⭐️⭐️ Etnografya müzesinde Atatürk’ün geçici kabrine gelmişti. Soğuk mermere dokunarak mavi gözlü dev ile konuşmaya başladı. Yıllarca içimde kanayan bir sızı oldunuz. Düşüncelerimde yaşattığım, kalbimden söküp atamadığım..
Buluşacağımız güne kadar...
Huzurla uyu!...
Şimdi kulaklarımda çınlayan ses;
“Geçmişi bilmeyen geleceğine yön veremez.”
M.Kemal Atatürk
Ne Mutlu Türk’üm Diyene