#kitapyorumu | Beni Geride Bırak
Selaaam. Bugün militan kurgusu ile geldim canımlar.
Nell, birkaç yıl önce görev yaptığı ekibin bir pusu sonucu hayatını kaybetmesinin ardından farklı bir ekibe atanır. Ancak bu yeni ekip, Nell’i aralarında istemediklerini açıkça belli eder. Çünkü birkaç yıl önce pusuya düşüp kaybettikleri arkadaşları için Riot ekibini sorumlu tutmaktadırlar. Ve Nell… eskiden bir Riot askeridir.
Yeni atandığı ekipte Nell’i zaten zor günler beklerken, görev öncesi tek gecelik bir birliktelik yaşadığı ekip arkadaşıyla aynı operasyonda yer alacak olması işleri hiç de kolaylaştırmaz.
Bir süredir üst üste dark romance okuyorum ama bu kitap içlerinden kolaylıkla sıyrıldı diyebilirim.
Nell, karanlık ve erkek egemen bir dünyanın içinde bükülmez bir çelik gibiydi. Bu duruşundan bir an bile vazgeçmediği için benden artı puan aldı. Ne kadar toksik ve zorba bir ilişkinin içinde olsa da geri adım atmayan bir karakterdi.
Go girl!!
Kitap çift bakış açısıyla anlatıldığı için Bones’u anlamak da daha kolaydı. Tabii bir dark romance’ta karakterleri tamamen anlamak mümkün değil. Ama onu yönlendiren içgüdüsel tepkilerin nereden geldiğini görebiliyorsunuz.
Kitapta heyecan ve aksiyon bir an olsun durulmuyor. Ana hikâyeyi besleyen pek çok yan olay var ve bu da okuru sürekli yüksek adrenalinde tutuyor.
İçerdiği cinsel öğeler için net bir şekilde +30 diyebilirim. Bazı sahneleri ağzım açık okudum.
Tek memnun olmadığım nokta finaliydi. Bu kadar sert bir kitap için, neredeyse “pembe panjurlu evde mutlu son” tadında bir bitiş bana pek hitap etmedi.
Onun dışında, türün parmakla gösterilecek kitaplarından biri olabilir.
Dark romance sevenlere kesinlikle tavsiyedir.
Addio…