İnsan uyurken akıllı olabiliyorsa neden okula gider ki?
10/10
·325 syf.··
2026 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2026 15:50
#okudumbitti -Algernona Çiçekler [ Daniel Keyes ] 27 dile çevrilmiş ve 5 milyon kopya satan, ayrıca bilimkurgu ve fantazi edebiyatının en prestijli ödülleri;Hugo,Nebula ve Locus başta olmak üzere birçok ödül almış bir kitaptan bahsediyoruz. Daniel Keyes Amerikalı bir yazar,aynı zamanda psikolog. Kitabın serüveni ise şu sekilde; Yazar bir zamanlar bir lisede girdiği derslerde zihinsel engelli öğrencilere ders vermiştir. Psikolog olan yazar,kurgusal karakteri Charlie Gordon'u bu dönemdeki anılarından ve yaşadıklarından yola çıkarak kendi evreninde bu şekilde kurgulamış.Tam anlamıyla muhteşem bir kitap. Keyes'in bilimkurgu edebiyat dünyasına bir armağanı. 10/10 Kitaba gelecek olursak zeka seviyesi düşük olan Charlie Gordon'ın tuttuğu "ilerleme raporları" üzerinden anlatılıyor. ​32 yaşındaki Charlie Gordon, yaklaşık 68 IQ’ya sahip, nazik ve öğrenmeye çok hevesli bir fırın işçisidir. Bilim insanları, bir fare olan Algernon üzerinde başarıyla uyguladıkları "zekayı yapay yolla artırma" ameliyatını bir insan üzerinde denemeye karar verirler ve Charlie’yi seçerler. Charlie'nin tek isteği akıllı olup insanların onu sevmesini sağlamaktır. Bunu zeka düşüklüğünün verdiği çok masumane davranışlarla ve duygularla ifade eder. Dr.Nemur ve Dr.Strauss tarafından ameliyat edilen Charlienin zekası ışık hızıyla artar. Hatta kendisini ameliyat eden doktor ve birçok bilim adamının zeka seviyelerini geçerek 185'e ulaşır. Ancak bir sorun vardır. Dünya zannettiği kadar merhametli ve alçak gönüllü insanlarla dolu bir yer değildir. Goethe'nin deyimiyle "Dünya hassas kalpler için cehennemdir." ifadesi Charlie Gordon'un ruhi haliyetini yansıtır. Charlie, annesinin çocukken ona uyguladığı baskılar ve "normal olma" arzusu nedeniyle zeki olmayı takıntı haline getirmiştir. Ameliyat olduktan sonra değişim parça parça gerçekleşir. Zeka, insan olmanın tek ölçütü değildir. Kitaptaki ana fikir bunun etrafında şekillenir. Charlie düşük zekalıyken insan yerine konulmaz,zekası arttığında ise bir laboratuvar nesnesi olarak görülür. "Sevgi ve şefkat eli değmeyen zeka ve eğitim beş para etmez." Kitap, bilim dünyasının "ilerleme" uğruna insan ruhunu hiçe saymasını eleştirir. Profesör Nemur, deneyden önce Charlie’nin bir "hiç" olduğunu savunur; oysa Charlie her zaman bir insandı. Daimi; Her ne kadar zerre içinde zerreyim ben kendimi bilmez miyim dese de. İnsan evrenin yaratılmasınin temel sebebi değil miydi? O kutsal varlık insan değil miydi? Toplumun, kendisinden "farklı" (daha düşük veya daha yüksek zekalı) olan kişilere karşı sergilediği tutumun ne kadar hastalıklı olduğunu kitabı okurken, her satırında sonuna kadar hissediyoruz. İnsanlar, Charlie zayıfken ona gülerek egolarını tatmin eder; Charlie dahi olduğunda ise bu sefer ondan korkup onu dışlarlar. Bu toplumun kendine uyum sağlamayan "kişiye" karşı tahammülsüzlüğünü gösterir. Şüphesiz zeka ademoğluna verilmiş en büyük hediyedir.Ancak merhamet, sevgi ve nezaketle birleşmediği sürece bir hiçtir. İnsanı değerli kılan ne kadar çok şey bildiği değil,bildiklerini kalbinin süzgecinden geçirerek ne kadar tutarlı ve vicdanlı olduğudur. Charlie'nin hikayesi bize,bir insanı zeka seviyesi her ne olursa olsun sevgiyi,saygıyı,merhameti hakkettiğini gösterir. Kitap şu cümleyle biter:​"Lütfen vaktiniz olursa arka bahçedeki Algernon'un mezarına çiçek koyun." Bu çiçekleri birde insanlık onuru ve merhameti için bu dünyanın tüm bahçelerine koymak inancıyla diyorum. Kitapla kalın.
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,8bin okunma
·
44 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.