Puan vermedi·656 syf.····Okunma: 20 Ocak 2026 15:45 Dan Brown müthiş bir geri dönüş yapmış. Tüm kitaplarını okumuş biri olarak bu kitabında da çok emek harcadığını,günümüzü de çok güzel ele aldığını söylemeden geçemeyeceğim. Kahramanımız Langdon bu sefer kendini Prag’da, Katherine ile aşk yaşamaya ve tatile gitmişken bir anda maceranın içinde buluyor. Profesör sabah 6.50 ‘de güzel bir yürüyüş yapmak için uyandığı karlı bir Prag gününde ne kadar zorluk yaşayabilir ki? Semboller,rüyalar,bilinçaltı… Yürüyüş yaparken bunları düşünen Langdon yolda karşılaştığı manzara karşısında ne yapacağını bilemez. Katherine rüyasında geleceği mi gördü?Rüya ile nasıl gelecek görülebilir?Bu mümkün mü? kafasında bu sorularla birlikte bir karar verir ama verdiği karar doğru mudur? Langdon Katherine ile tekrar buluşabilecek midir?
Ne olduğunu anlayamayan Profesör, Bilincimiz ölürse yaşamaya devam edebilir miyiz?Peki fiziksel bedenimiz ölürse, hala bilincimiz yaşar mı? Ölüm bir son mu? gibi sorularla kendini bir kovalamacanın içinde buluverir. Yazar bu kitapla hayatı ve ölümü tekrar sorgulamamızı sağlamış. Açıkcası kitabı okurken cinayetler,katili bulma gibi olaylar beni çok heyecanlandırsa da Amerika,Rusya,Çin gibi ülkelerin dünyanın en etkili silahını yapabilmek için neleri mümkün kılabileceğini, hayatımızın içine haberimiz bile olmadan ne kadar girebileceklerini görmek…Çok ürküttü. Kitabı çok beğendim. Tavsiyemdir.