Gönderi

6/10
·340 syf.··
2026 3. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2026 17:03
İlk iki yüz sayfa, birçok okura Pal Sokağı Çocukları’nın İrlanda versiyonu gibi gelebilir. Çocuklar sokakta çete kurar, kavga eder, birbirlerini sınar; bazen sırf eğlence olsun diye küçük hırsızlıklar yaparlar. Şiddet, neredeyse çocukluğun doğal bir parçası gibi sunulur. Kavga sıradanlaşmıştır; öyle ki okuyucu sık sık “Az sonra biri gerçekten kötü yaralanacak” hissine kapılır. Ancak romanın gerçek ağırlığı sokaktan değil, evden gelir. Paddy’nin ailesi çatırdamaktadır. Babası öfkeli, sert ve şiddete meyillidir; annesini döver, çocukları da “terbiye” adı altında kemerle cezalandırır. Okulda öğretmenlerin dayağı da bu şiddet zincirine eklenir. Böyle bir ortamda büyüyen çocukların birbirlerine şiddet göstermesi neredeyse kaçınılmaz hale gelir. Yazar, bunu yargılamadan ama çok acı bir çıplaklıkla gösterir Paddy’nin en büyük sığınağı küçük kardeşi Sinbad’dır. İki kardeş arasındaki bağ, kitabın en dokunaklı yönlerinden biridir. Paddy, yetişkinlerin dünyasında olup biteni tam kavrayamaz; ama bir şeylerin çok yanlış gittiğini hisseder. Geceleri uyuyamaz, tedirgindir, kulak kabartır; bazen uykusuzluğu bir direnç biçimi gibi kullanır. Çünkü uyursa bir şeylerin daha da kötüleşeceğinden korkar. Romanın ilk kısmı çoğunlukla hareketli, enerjik, hatta yer yer komiktir. Ama son yüz sayfaya gelindiğinde ton tamamen değişir. Ailenin dağılma süreci belirginleşir; Paddy’nin çocukluk dünyası çökmeye başlar. Okuyucu, bu noktada neden kitabın Booker Ödülü aldığını çok net anlar: çünkü mesele sadece bir çocukluk hikâyesi değildir; kırılan bir aile, parçalanan bir güven ve masumiyetin yitirilişidir. Paddy, olup bitenler karşısında çaresizdir. Ne annesini koruyabilir ne babasını durdurabilir ne de kendini bu girdaptan çekip çıkarabilir. Geriye kalan tek şey, kardeşi Sinbad’a tutunmaktır. Roman, büyümenin sadece yaş almak olmadığını; bazen çok erken bir kayıp, çok erken bir hüzün demek olduğunu gösterir. Sonunda elimizde kalan, nostaljik bir çocukluk değil; aksine yaralı, savunmasız ve derinden sarsılmış bir çocukluğun portresidir. Kısacası: Bu roman, kahkahayla başlayan ama gözyaşıyla biten bir büyüme hikâyesidir.
Paddy Clarke HahahaRoddy Doyle · Epona Yayınevi · 2025285 okunma
·
333 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Çocukluk bazen korunak değil, savaş alanıdır.”