Kurtların Uluduğu Yer • Yorum
7/10
·632 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Sonu acayip tuhaf ve yarıda bitti ama devamını merak ediyorum.Şu an tam ne yaşandığını kavramaya çalışıyorum da diyebiliriz.Herneyse yoruma başlayım.Bazı sahnelerin yazımını çok beğendim keşke yazarımız Antik Yunan’da geçen fantastik bir roman yazsa dedim. Sevdiğim Ve etkilendiğim olaylar (bu bölüm spoiler içerir!) Selene’nin gücünün gasp edildiği ve Teselya cadıları tarafından alındığı sahne çok şiirsel ve geçmişe ait gibi hissettirdi.Fedarkarlık sahnesi benim için etkileyici ve anlamlıydı. Kitabın olay örgüsü düşünülmüş ve adım adım bir yapı gibi kurulmuştu.Şaman’ın dedikleri gibi her olay birbirleriyle bağlantılı ve tetikleyiciydi.Karakterlerin duygu gelişimleri ve açılmaları da zamanla gelişmişti ne geç ne erkendi dengesi iyi ayarlanmıştı. Giriş kitabı olduğundan daha öncesinde yaşanmış olayları, evreni ve karakterler konusunda temeller atılmıştı. Diyaloglar doğal ve akıcı bir ilerleyiş ile gidiliyordu.Ana karakterlerimizin duyguları da aynı doğallığı ve duyguları taşıyor gibiydi.Ana karakterlerimizde beğendiklerimden biri yanlışlarının ve duygularının gösterilmesiydi.Onları insanlar gibi karmaşık ve bazen anlaşılması güç kılmıştı. Kitabı okurken yüzümde bazen anlamsız bir tebessüm oluştu ve keyifli vakit geçirdiğimi hissettim.Sayfaları çevirirken merak duydum ve bence yazar bunun dengesini oldukça iyi yakalamıştı. Nedense açılış sahnesindeki bakış açısı ve dili aslında daha çok beğendim.Eğer romantizm ön planda olmadığı bir roman daha çıkarsa bu tür bir dili ve 3. Kişi bakış açısıyla yazılmasını yine çok isterdim. Büyülerin işleyişi ve temeli mantıksız değil akıllıca kurulmuştu.Eğitim sahnelerinde açıklanışı ise kafa karıştırıcıdan çok basit ve anlaşılırdı. Peki, beğenmediğim kısımlardan da bahsedeyim.Öncelikle yan karakterlerin yazımı olay örgüsünü desteklemek için bir araç olarak yazıldığı bazen okurken daha bariz görünüyordu ve yan karakterlerin çoğu ana karakterin bazı özelliklerine hizmet ederken kendi karakterlerini tam olarak ortaya çıkaramıyordu.Ana karakterlerden ayrı kendi yaşantıları olan canlı insanlar hissiyatını vermiyordu. Ana karakterlerin tartışmaları bazen çok tekrara biniyordu ve karakterlerin yaşlarıyla uyuşmaz eski hallerine daha çok benziyordu.Biraz ergenlik sezdim diyebilirim.Bunlar beni bazen okurken sıktı ve aynı şeyleri arayı doldurmak için okuyormuş hissine sokmuştu.Bu tekrarlar benzer alıntılar içinde geçerli ve bence duygu yüklü cümleler bu şekilde tekrar etmese etkileri daha kalıcı olabilirmiş gibiydi. Ve Balın’ın bakış açısından okurken iç sesi ve monologları ara sıra anları yavaşlatıyordu tempoyu yersiz biçimde düşürebiliyordu.Diyalog ve monologların daha dengeli şekilde kullanılabileceğini düşünüyorum.Yazarımıza bu konularda kendini geliştirebileceğine oldukça güveniyorum ve kendini bu son kitabıyla geliştirdiğini de görüyorum.Ne diyelim gözümüzün önünde büyüdü ve onun adına mutluyum.Gelecek işlerini gerçekten merak ile bekliyorum. Bakalım bu evrende daha nice işler çıkacaktır.Benden bu kadar yine iyi bir kitap okudum. (Ayrıca, kitap Antalya’da geçiyor oluşuyla benden artı puan aldı.Harbi böyle Antalya’da geçen kurgu işi fikri iyi fikirmiş.Memleket sevdam tuttu, ne yapalım seviyoruz Antalya’mızı.) Bu kitaba 7/10 puan veriyorum. okumanızı tavsiye ederim.Eğer romantsy tarzında yetişkin kitaplar ilginizi çekiyorsa bir bakabilirsiniz.
1000Kitap
Kurtların Uluduğu YerEkin S. Koch · Olimpos Yayınları · 202558 okunma
·
213 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Shinwp6
Gönderi Sahibi
Bu kitabı okurken çok yoğun fantastik ögeler yerine fantastiğin romantizm ile dengeli gittiğini önceden bilerek beklentinizi ayarlayabilirsiniz.Bu kitap size büyülü, farklı anların yanında sıcak ve keyifli anlarla da eşlik edecektir.