Kitabı uzun bir zaman içerisinde bitirdim ama zaten kesinlikle kısa sürede bitebilecek bir kitapta değildi. Fevkalade bir macera, kan ve ölüm vaadeden tehlikeli bir yolculuk, kutsal bir görev ve bu görev için bir araya gelmiş isteksiz bir cemaat cidden aşırı eğlenceli bir grup var karşımızda. Kara mizahı, komik dialogları ile bu macera kesinlikle sıkıcı olmayacak sonlarda şaşıracağınız aldatmacalara tanık olurken bir tık kalbinizde kırılacak ama neticede bittiğinde efsane bir kitap bitirmiş olacaksınız. Ayrıca seri olsa da bu kitap sonunda görevini tamamlıyor ve kesinlikle bitmiş gözüyle bakabilirsiniz. Yarıda kalmışlık söz konusu olmadığı için gönül rahatlığıyla alınıp okunabilir. Fakat şunu da belirteyimki beni takip eden okuyucuların bir çoğuna ağır gelebilecek bir kitap, herkese hitap ettiğini söyleyemem. Daha çok destansı türde epik okurları için çerez niyetinde bir kitap
.
Konusundan bahsedeyim birazda; Hikayemiz, rahip olan Diaz’ın Papa ile görüşmek için Kutsal Şehir’e çağırılmasıyla başlıyor. Karşısında Kardinal Zizka’yı bulan Diaz’dan kutsal bir görevin başına geçmesi isteniyor. Bu görev ise; prenses olduğundan bihaber olan hırsız bir kızı, itinayla seçilmiş bir grubun koruması altında Truva’ya gizlice sokarak Yılan Tahtı’na oturtmaktır. Yani geleceğin imparatoriçesini tahtına kavuşturacaklar. Ekip üyelerimiz; yararsız bir rahip, kadim bir vampir, nekromensi bir sihirbaz, lanetli bir şövalye, nefret dolu bir elf, ölümcül bir kurtkadın, tam olarak ne olduğunu çözemediğim başka bir kadından oluşuyor tahtın meşru varisi kızımız Alex ise her şeyden habersiz hırsızlık yaparak sokaklarda yaşarken Dük olan dayısı Michael tarafından bulunuyor ve bu ekiple birlikte Truva’ya gitmesi isteniyor. Prenseslikle alakası olmayan kızımız ne kadar reddetsede sonunda kaderine razı geliyor ve yolculukları başlıyor.
Bu yolculuk hem birbirlerine alışma, kaynaşma, sataşma gibi aralarındaki iletişim ile eğlendirirken hem de karşılaştıkları kötülükler, tuzaklar ve bir çok tehlikeli kapışmalarla kanlı ölümler ve heyecanlı anlar yaşatıyor. Özellikle eski imparatoriçenin oğullarının saldırıları, Alex’i tahttan uzak tutma çabaları karşısında ekibin inanılmaz gücüne şahit oluyoruz. Kim arkasında böyle sağlam bir ekip istemezki peki sizce sonunda Alex imparatoriçe olabiliyor mu dersiniz? Çok daha fazlasıyla birlikte okuyup öğreniyoruz