Gönderi

Puan vermedi·384 syf.··
2025 37. kitabı
Edgar Cayce Akademisi: Beth Revis’in bu romanı benim için sadece bir kitap değil, bizzat içine düşüp sarsıldığım bir deneyimdi. Fantastik bir hikaye okuyacağımı, zamanda yolculuk yapan özel bir çocuğun maceralarına eşlik edeceğimi sanarak başladım. Ama kitabın sonunda öyle bir "duvara çarptım" ki, halen etkisinden çıkamıyorum. Kitabı okurken ana karakter Bo ile o kadar bütünleştim ki, onun zihni benim zihnim oldu. O ne derse sorgusuz kabul ettim. Zamanda yolculuk yaptığına, o akademinin gizemine, her şeye onunla birlikte inandım. Bu yüzden finalde onun aslında bir akıl hastası olduğunu ve akademinin sadece bir sanrıdan ibaret olduğunu öğrendiğimde, sanki en güvendiğim dostum bana yalan söylemiş gibi bir ihanet hissettim. İnandığım tüm duygular bir anda yanıp kül oldu. Bo'nun gözüyle bakarken, onun hayallerine engel olan anne ve babasına çok kızmıştım; "bu nasıl insanlık, neden onu anlamıyorlar?" diye düşünüyordum. Hatta kardeşim haklı bulduğum, onlara öfkelendiğim anlar oldu. Ama finalde anladım ki; kötü dediğim o insanlar, aslında evlatlarının hastalığı karşısında çaresizce çırpınanlarmış. Bu durum bana hayattaki en büyük dersi verdi: Bir olayı kaç kişi yaşıyorsa, o kadar farklı gerçeklik vardır. Biz sadece bir tarafın penceresinden bakınca, diğerinin "cehennemini" göremiyoruz. Bu hikaye, hayallerin hem bir sığınak hem de bir hapishane olabileceğini gösterdi. Sıkıştığımızda, acı çektiğimizde zihnimiz hayallere kaçar; bu bazen o anı atlatmak için gereklidir. Ancak Bo, o hayalin dozunu ayarlayamadı. Hayat dengeden ibarettir; bir şeyi fazla kaçırırsan zehir olur. Bo o zehri içti ve hayal kapısını arkasından kilitledi. Kitap bitmesine rağmen halen kendime soruyorum: "Gerçekten hasta mıydı yoksa özel gücü mü vardı?" Belki de yazar bu belirsizliği bilerek bıraktı. Ama benim asıl öğrendiğim şey şu: Asla bir konuda körü körüne, kesin bir kanıya varmamak lazım. Doğru bildiğin küçük bir detay ortaya çıktığında, tüm dünya bambaşka bir hal alabiliyor. Artık birini yargılamadan önce durup düşüneceğim; çünkü biliyorum ki, bakış açımı değiştirmediğim sürece sadece kendi "akademimde" hapsolmuş bir mahkum olarak kalırım.
Edgar Casey AkademisiBeth Revis · Olimpos Yayınları · 2017292 okunma
·
26 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Meryem
Gönderi Sahibi
⚠️ Okur Notu: Dürüst olmam gerekirse, bu kitabı okumak incelemesini yazmak kadar kolay değildi. Hikaye ilerlerken bazen hiç yol kat edemediğimi, aynı yerde takılıp kaldığımı hissettim. Konu çok orijinal ve çarpıcıydı ama anlatım tarzı gereksiz uzatılmıştı. Özellikle akademideki teftiş sahneleri gibi bölümler, konuyu yaymak için yazılmış gibi duruyordu ve bir noktadan sonra anlamını yitiriyordu. Belki de yazar, finaldeki o hayali sona bizi hazırlamak için kendisi de Bo'nun dünyasına fazla kaptırmıştı kendini. Eğer bu durağan kısımlar daha akıcı olsaydı, o sarsıcı final çok daha güçlü bir darbe vurabilirdi. Yine de bu "zihinsel yorgunluk", finalde yaşadığım o "ihanet" hissinin bir parçası oldu; sanki o gereksiz detaylarla ben de Bo gibi gerçeklikten uzaklaştırıldım.