·126 syf.··Beğendi
···Okunma: 21 Ocak 2026 18:44 Kimi zaman tek gerçekliğin "aşk" olduğunu, öyle ki ölümden bile gerçek olduğunu, en iyi şekilde anlatan Goethe eseri.
Werther, ilk mektuplarda sarfettiği bazı sözlerinden anlaşılacağı gibi, iyi anlarının kıymetini bilmediğini düşünür. Ve böyle düşünen hayat dolu bir adam olmasına rağmen, o tetiği çeker. Çeker çünkü Lotte'den başka, ona olan aşkından başka etrafında bir iyi yoktur artık. Tek gerçek onun için budur.
Onu ilk ve son kez kucaklayıp, titreyen dudaklarını öpebilmişken, artık ona sahip olabilmişken çekip gitmelidir. Ardında sadece bu gerçek kalmalıdır.
O, dul kadının eski hizmetkarı gibi albert'ı vuramazdı, ya da beraberinde Lotte'yi de götüremezdi. Onu ikna edemezdi.
Ne kadar kendince umutlanmasına rağmen aslında bir çıkmazda olduğunu biliyordu. Bunu saygı duyduğu Albert'ı vurarak ya da her gece ve her sabah aşkını her yerinde hissettiği kadını öldürerek çözemezdi.
Ona bir kez olsun sarılabilmiş, bir kez olsun öpebilmiş olmanın avuntusuyla kendi ölümü çıkmaza son verecekti. Öyle de oldu...
Werther öldü ama aşkı ne Lotte ne de diğerleri için, bizim için yitip gitmiş değil.
Hâlâ Werther'in yaşamına son verdiği an üzerinde oturduğu sandalye kadar gerçek.