Bugün sizlere kalemini sevdiğim bir yazarın kitabıyla geldim. Bu kitabı okurken sanki bir taksinin arka koltuğuna oturmuşum da gece boyunca hem şehrin sokaklarından hem de birinin hayatından geçiyormuşum gibi hissettim. “Yolunda Taksi”, @cemix3535 ’ın sade ama derdi olan bir anlatısıyla, taksi şoförü Samim’in gözünden ilerliyor. Geceleri İzmir sokaklarında yolcu alan Samim için taksi sadece bir geçim aracı değil; her binen yolcu, her durak, her sessizlik onun hayatına ve geçmişine dokunan küçük aynalara dönüşüyor.
Hikâye, sıradan bir gece rutiniyle başlıyor ama bir telefonla birlikte Samim’in iç dünyası çatlamaya başlıyor. O andan sonra kitap, “kayıp” kavramını sadece birini aramak üzerinden değil; insanın kendini, cesaretini, yarım kalmış duygularını araması üzerinden anlatıyor. Taksi ilerledikçe Samim geçmişiyle yüzleşiyor, kaçtığı duygularla ve suskunluklarıyla baş başa kalıyor. Bu yüzden okurken sık sık durup “evet, bu his tanıdık” dediğim yerler oldu. Anlatım abartılı değil daha çok hayat gibi. Şehir yalnızlığı, geceye sığınan insanlar, söylenmeyen cümleler… Hepsi biraz tanıdık, biraz bizden. Benim sevdiğim kitaplar arasında yerini aldı yazarımızın emeğine sağlık. İyilikle ve kitapla kalın.