Öykü kitabı deyip geçmemek lazım. Okuması kolay olur, ayrıntıya boğmaz, yaşanan bir andan yola çıkarak yazılan bir tür diye düşünenler vardır. Fakat Dublinliler tam olarak öyle kolay bir öykü kitabı değil. Zor bir öykü kitabı. Hatta demişler ki Dublinliler için ‘Acı bir kitap!’ Tam olarak böyle.
•
Kitabımız On beş hikayeden oluşuyor. Hikayelerin her birinin farklı karakerleri var. Bu karakterlerin benzer tarafı Dublin’de yaşıyor olmaları ve o şehirden kaçma istekleri… çünkü karakterler Dublin şehrinden ve yaşadıkları hayattan memnun değiller. Bu memnuniyetsizlik, Dublin sokaklarının keşmekeşliği, kırık dökük evler, soğuk-çamurlu Dublin sokaklarının betimlemeleri, anlatılan rahipler ve mekanların motifleri; insanların yaşadığı acılar, arayış ve boşluk hisleri ile bütünleşiyor. Bunu bize kitapta çok iyi hissettiren bir kelime var ‘kahverengi’ Yazar şehrin insanlar üzerinde bıraktığı hüzün ve kasveti okuyucuya hissettirebilmek için öykülerinde kahverengi kelimesini birçok yerde kullanmış. Benimde en sevdiğim öykü olan Araby öyküsünde de ‘kahverengi’ bir kaç yerde geçiyor. Bunun gibi küçük ayrıntılarla bezenmiş edebi bir eser Dublinliler. Böyle olunca bir şehir üzerinden insan hikayeleri okumanın tadına gerçekten vardım.
•
Hüzün ve kasvet demiştik. İnsanlar üzerindeki bu durumda 20.yy da İrlanda’da yayılmaya başlayan milliyetçilik akımının etkisi olduğu söyleniyor. James Joyce İrlanda milliyetçiliğini sevmediği için o dönemde bireysel istekleri ile toplum beklentileri arasında sıkışıp kalmış insanları okuyucuya çok iyi anlatmış. Tıpkı ‘Sanatçının bir genç adam olarak portresi’ kitabında olduğu gibi burada da dinin toplum üzerindeki etkilerini görebiliyoruz. James JoyceDublinliler
DublinlilerJames Joyce · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20242,990 okunma