Oyuncak askerlerim ve kızılderililerim vardı. Ev terliklerini parke üzerinde gemi diye yüzdürür bazense bazı filmleri oyuncaklarımla tekrar canlandırırdım. Hey gidi günler.. Mahallecek akşamları saklambaç oynamayı severdim bir de. Onun tadı bambaşkaydı...
Ağaç yapraklarından, değişik otlardan kendimce bulduğum baharatlar vardı, çamurdan pastalar yapardım sjsjs, evde hep garip garip dergiler olurdu; halı dergisi vardı bir sürü desenler vardı, tasarımcı olduğumu düşünürdüm kesip biçerdim, eski bi Çek defteri bulmuştum kendimce Çek yazıp dağıtıyordum, yazmayı henüz öğrenmedimde yine de kendi kendime bi şeyler yazıyodum, biri kardeşime vurduğunda tam bi şeytana dönüşüyodum, çocukların ikinci evi okuldu, benim ağaçlardı sjsj çok tatlı bi ağaç evim vardı, her küçük kız gibi o zaman için benim için çok hoş tasarımlar çizerdim, gelinlik çizerdim, topuklu spor ayakkabı çiziyodum asla sınırım yokmuş sjsjsj. Bir gün o ağaç evimden düştüm (4 metre yükseklik) sanırım o gün çocukluğum bitti ya..
Bir dikdörtgen 9 ya da 12 kareye bölünür her biri bir sigara kağıdına denk gelir (parasına ve ününe göre belirlenir) yüksek olan bir sigara kağıdı bulduğunda ya da vurduğunda Altın bulmuş kadar sevinirsin.mermer taş ile bu kare kutuları en yüksekten başlayarak vurmaya çalışırsın (her oynayan kişinin her kutuya tabiki siğara kağıdı bırakma şartı vardır )günün belli saatleri hep birlikte sigara kağıdı bulmaya çalışırsın sonra oyun oynamakla geçer.