·136 syf.····Okunma: 21 Ocak 2026 22:53 Tolstoy’un kaleminden çıkan bu iki öykü, İkisi de insanın içindeki en karanlık ve en kutsal yanları aynı anda gösteriyor. Biri şeytana teslimiyeti, diğeri Tanrı’ya ulaşma çabasını.
Şeytan öyküsü, evli bir adamın yasak bir arzuya kapılışı ve bu arzunun onu adım adım yok edişini anlatıyor. Tolstoy burada tutkunun, vicdanın ve ahlakın nasıl çatıştığını resmediyor.
Peder Sergi ise bambaşka bir derinlikte. Bir prens, gurur ve kibirle dolu bir adam, kendini Tanrı’ya adamak için her şeyi terk ediyor. Ama asıl mücadele dış dünyada değil, kendi içinde başlıyor. Tolstoy burada gururun, kendini beğenmişliğin ve gerçek tevazunun ne kadar ince bir çizgiyle ayrıldığını ustalıkla gösteriyor. Çabasının ne kadar zor, ne kadar acı dolu olduğunu anlatıyor. Öykü yoğun Hristiyan öğeler taşımakta.
İki öykü de Tolstoy’un geç dönem felsefesini taşıyor: İnsan, ne kadar güçlü görünürse görünsün, içindeki şeytanla ve gururla mücadele etmek zorunda. Aşk, arzu, kibir, tevazu, Tanrı… hepsi aynı potada eriyor. Anlatım sade, doğrudan ve rahatsız edici derecede dürüst. Tolstoy yine karakterlerin ruhunu soyup ortaya döküyor.
Çeviriye gelecek olursak; Günay Çetao Kızılırmak isimli biri çevirmiş. Tamam çeviri güzel. Dipnotlar bazen yetersiz olsa da çoğu zaman kabul edilebilir. Beni en çok rahatsız eden kısım ise çevirmenin, kitabın başında Sunuş adıyla kitaba dair bol bol spoiler pompalaması. Üzerine vazife olmadan hem bu kitaba dair hemde başka kitaplara dair spoiler veriyor. Anna Karenina kitabını neyse ki okumuştum. Kitabin sonunu şak diye söylüyor. Çok rahatsız etti beni sunuş bölümü.