Yedinci Kurban – Gül Biçen, psikolog Ryan’ın yer aldığı ancak Kayıp Kurban’dan çok daha yüksek tempolu, gizem ve gerilim ağırlıklı ilerleyen bir hikâye sunuyor. Kitap, Gül Biçen adlı seri katilden kurtulan tek kadın olan Kate’in yaşadıklarıyla başlıyor. Yıllar önce yaşadığı kaçırılma, şiddet ve istismar geride kalmış gibi görünse de, her şey bir taklitçi katilin ortaya çıkmasıyla yeniden başlıyor.
Taklitçi katilin, Gül Biçen’in yöntemlerini birebir uygulaması; güller bırakması, aynı ritüellerle kadınları kaçırması ve öldürmesi olayları daha da ürkütücü hale getiriyor. Kate’in hâlâ hedefte olması ise kitap boyunca hissedilen tedirginliği sürekli canlı tutuyor. Reed ve onun etrafında yoğunlaşan şüpheler okuru yanıltırken, önceki seri katilin geçmişi de detaylıca araştırılıyor.
Bu noktada, eski Gül Biçen katilinin yeğeni olan Philip karakteri hikâyeye dâhil oluyor. Amcasının suçları, babasının intiharı ve geride kalan mirasla birlikte Philip’in tavırları soru işaretleri yaratıyor. Psikolog Ryan’ın Philip’le kurduğu iletişim, hem geçmişteki cinayetleri anlamaya çalışmamızı sağlıyor hem de şüphelerin yön değiştirmesine neden oluyor. Katilin bıraktığı notlar ve ortaya çıkan yeni ipuçları, “gerçekten kimden şüphelenmeliyim?” sorusunu sürekli diri tutuyor.
Son bölümler oldukça sürükleyici; olaylar hızlanıyor, gerilim artıyor ve Kate’in yeniden kurban olup olmayacağı büyük bir merak konusu haline geliyor. Kayıp Kurban daha çok duygusal derinliği ve karakterlerin iç dünyasını ön plana çıkarırken, Yedinci Kurban benim için daha tempolu, daha merak uyandırıcı ve daha heyecanlı bir okuma oldu. Seri katil–taklitçi fikrini sevenler için oldukça tatmin edici bir kitap olduğunu söyleyebilirim.