Sahi hepimiz 6 Şubatta kalmadık mı?
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Kuğulu Günlükleri Benim için buram buram Ankara kokan bir kitap. Bir yanda iki yaralı kalbine tutunma mücadelesi bir yanda insan ilişkileri. Derinden inceden işlenen bir kitap. Yazarımıza bu noktada çok teşekkür ediyorum. Kitabımızın ana karakterleri Duygu ve Serdar. Yaşadıkları farklı şeyler, evet ama onların ruhlarının yalnızlaşması sanki her gün bir parça eksilmelerini bir okur olarak aldım ben. Yurtdışında iyi bir eğitim alan Duygu, bir firmada çalışmakta, bir kız evladı vardır. Boşanmıştır. Her konuya dahil olan babası, belki de babasının otoriterliğinden kaçış noktası olarak mutfağı bulan bir anne… Duygu için mutsuzluklarla örülü bir ev. Ayrı eve çıkmak istemesi, babasının itirazları, ince kalbinin verdiği kabullenişlerle iş yerinde de her işin onun omzuna yığılması… Hepsi üzerine bir çığ misali gelir. Ancak bir yürüyüş sırasında Sermin ve Hüsnü ile tanışması ona çizilmesi gereken sınırları hatırlatır… Diğer ana karakterimiz Serdar ise, Hatay depreminde kızkardeşini kaybetmiştir. Kurtaramamanın verdiği o suçluluk duygusu bir türlü onu bırakmaz. Deprem sonrası yaşanan ruh halini hepimiz tahmin edebiliyoruzdur. Neyse ki arkadaşı Ali’nin vesile olması ile bir psikoloğa gider. Neler oldu, Duygu ile Serdar’ın yolları kesişti mi? Diye sorarsanız size enfes bir kitap bırakıyorum. Aslında bir yanım buruk okudum çünkü özellikle Serdar’ın yaşadıkları sarstı beni… 6 Şubat’ın ağır yükünü hepimiz iliklerimizde yaşadık. Acıyı insanlar hangi yollarda hangi yoğunlukta yaşar, insan unutamadıklarında yalnızlaşıp, yükleriyle örülmeli mi? Aslında sade bir dille yazılıp, derin bir duygu seline kapılmak için aralanan bir kapı gibi kitap… Tıpkı Kuğulu Park gibi… Zarif ama derin satırlar… Keyifle okumanızı dilerim … Kuğulu Günlükleri Levent Sütçigil
Kuğulu GünlükleriLevent Sütçigil · Psikonet · 202567 okunma
·
34 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.