— Annemin bu hikâyelerden hiçbirini bana herhangi bir şekilde anlatmadığına dair her mahkemede yeminli ifade verebilirim.
Sebebi gayet basit. Annemin bana hikâye anlattığı yıllarda bu hikâyelerin hiçbiri yazılmamıştı.
—
Öte yandan, bence annem burada derlediğim hikâyelerden herhangi birini bilse bile bana anlatmazdı. İlaveten, sizlerin de bunları çocuklarınıza iyice düşünmeden anlatmanızı tavsiye etmem. Bunlar; gelişmiş, ince zevklere hitap eden, kafalara indirilen sert cisimlerin, gece yarısı çığlıklarının, şarap sürahilerine atılmış zehirlerin ötesine uzanan hikâyeler.
Kitaptaki en sevdiğim öyküler;
Kuşlar – Daphne du Maurier
Sredni Vaştar – Saki
Owl Creek Köprüsü’nde Bir Olay – Ambrose Bierce
Balıkkafa – Irvin S. Cobb
Nokta Nokta Claveringi’nin Peşinde – Patricia Highsmith
Saygılarımla, Karındeşen Jack – Robert Bloch
Seçilen öykülerin yazarlarını zaten birçoğumuz biliyoruz ama Hitchcock’un sinemasının bu eserlerden beslendiğini bilmiyordum. Zihninin kıvrımlarında dolaşmak onun gibi düşünmek farklı bir his uyandırdı içimde.
Zekice seçilmiş öyküler olduğu gibi, içimi sıkan öyküler de vardı genel olarak okumaya değer bir kitap olduğunu düşünüyorum
sinema ile ilgiliyseniz sizi çekecek ve keyiflendirecek bir okuma deneyimi sunacaktır.
Psycho’yu tekrar izleyeceğim.