·1724 syf.····Okunma: 22 Ocak 2026 23:26 Sefiller...Yayınlandığı 1862 tarihindeki ilk gün kadar taze ve genç belki de dünya edebiyat tarihinin en büyük ve verimli mahsülü. Victor hugonun 17 yıllık dev emeği,bu uzun okumamızda kah düşündük kah ağladık hatta güldük.Bu büyük eser 1815 ve 1833 yılları arasında geçmekte. victor hugo büyümüş olduğu fransayı öyle bir özümsemiş öyle bir anlamıştır ki biz okuyucular her kapağı açtığımızda 19.yüzyıl fransasına zaman makinesiyle ışınlanmaktayız yani kitap o kadar iyi ve müthis bir anlatıma sahip ki çoğu yazar ve edebi esere nasib olmayacak biçimde apayrı bir evrene sahip.Devrimlerin ardı arkasını kesmediği fransa nın durumu müthiş bir biçimde-ne kadar akıcılığı bozacak bir biçimde olsa da- kurguya yapılan müdahelerle makaleler biçiminde anlatılmakta yeri geldiğinde hizlı hızlı okumalar yapmama sebep olan bu kısımlar-örn fransa kanalizasyon tarihi,saint benedikten tarikatının 7 kuşak tarihi ve gelenek yapıları-ne kadar sövsek de o zaman dilimini birebir yaşamamızı sağlıyor.Bu makalelerle alakalı eleştirebileceğim tekşey waterloo savaşındaki mareşal neyin kare formasyonu almış britanya ordusuna yaptığı saldırının az kalsın başarılı olacağını iddia etmesi bana absürt geldi onun dışındaki diğer makalelerde bilgim olmadıği için birşey diyemiyorum.Böylesi bir eseri elestirme kapasitem olmadığını düşündüğüm için kitapta çok sevdiğim karakterler,romanın sevdiğim ve sevmediğim özelliklerini anlatıp kısa keseceğim MONSENYOR ÇARLS FRANSUA BİEVENU MIREl:adeta kitaptaki mesih gibidir atandığı digneye ilk geldiğinde koca malikanesini ahır olan hastaneyle değistirmis ve başpiskoposluğa gelen paraları garip gurabaya dağıtan bilgili radikal dini bir inancı olmayan herkese kucaklayıcı yaklaşan neredeyse peygamber gibi diyebileceğimiz bir adamdır burada benim dikkatimi çeken aslında mösyö mirelin aynalama tekniğiyle aslında sağlam bir din eleştirisi ve ateist bir perspektifle yazıldığıdır zaten hugo da incil ahlakına giydirerek arada bunu belli eder JEAN VALJEAN:ne kadar öyle olmadığını içimden reddetsem de kitabın ikinci(hatta birinci)mesihidir.yine gözardı edip okumaya çalışsam da jean valjean kitabın ana karakteri ve omurgasıdır kitap kesinlikle jean valjeanın perspektifinden okunmalıdir çünkü neredeyse diğer bütün karakterler jean valjean etrafında gelişir onun müthiş ahlak yapısı beni çok irrite etse de kitabın yavaş yavaş sonlarında bu reddedişim sürdürülmesi imkansıza getirdi ne kadar sevemesem de jean valjeanın karakter gelişimi efsane kurgulanmış ve yazılmıştır FANTİN:kayıp bir neslin kayıp bir ferdi ah fantin ah gariban kadın herşeyiyle direnmiş ama günün sonunda kızı kozette için canını son nefesini vermiş kadındır fantinle alakalı subayların ona bulaştığı valcanın onu kurtardığı sahne hepimizin yüregini paralamıştır ruhun şad olsun fantin JAVERTZ:Bence javertz herkesin b*k attığı kadar kötü bir adam değil javertz günün sonunda iyi ve liyakatli bir polis sonuçta valcanın aldığı ceza en üst dereceden ceza olan kürek mahkumluğudur onu bu kadar sıkı takip etmesi de görevini gayet iyi yaptığını gösteriyor bence günün sonunda javertz adam gibi adam ve iyi de bir insandır buna argüman olarak şunları sunucam arrastaki sahte jean valjeanı mösyo madeline ile karıştırdiği için mösyö madelinden görevinden alınmasını israrla ister,fantini kurtaracağı zaman mösyö madeline karışmaz,çok riskli olduğunu bilse de chanvierre sokağı barikatına canı pahasına sızar ve muhbir olduğunu göğsünü gere gere sòyler jean valjeanın onu kurtarmasına karşılık jean valjeanı tutuklayabilecekken onu evinin önünde serbest bırakır sonda kendi sorgulamasına dayanamayıp intihar eder javertz hapishanede doğmuş olmasına rağmen gelmiş olduğu polis müfettisligine tırnaklarıyla kazıya kazıya gelmiştir ve bence adamdır VAKTİYLE BİR JAVERTZ VARMIŞ!!! COSETTE: cosette ile alakalı diyebileceğim pek birşey yok montfermeildeki yürek burkan thenardier esirliği dışinda etkilendiğim bir karakter değil cosette nin zaten kitapta belli bir pozitif bir niteliği yok buradan ergen veya genç kızlar pay çıkarsın banane:D cosettenin kitaptaki tek fonksiyonu mariusu peşinden kovalatmak ve jean valjeana hayatta anlam yüklemek MARIUS:bu adamı okuduğumda lisede 2 günde 1 ideoloji değistirdiğim zamanlar aklıma geldi mariusun o gece waterloo savasının kayıtlarını alıp okuması ve kralcı dedesine karşı cesurca ben de bonapartçıyım kardeşim bu adamı yedirtmeyecez menderesi idam ettiniz özalı zehirlediniz ay pardon yanlıs yer yani dedesine karşı boş geçmiş bir ideolojiyi anlatıp evden kovdurtması kendisini berduş yaşaması iki kuruşla zor geçinmesi cosetteyle luxemburg bahçesindeki ergen platonik tarzaki aşkı chanvierre sokağı barikatında milleti fişeklemesi iki kişiyi kurtarması barikatı ayakta tutmasü yaw bu çocuk da biz den dedirtti AMA AMA bu çocuğun büyük ayıbı oldu yaw kardeşim jean valjean sana gerçek kimliğini açıkladığında neden adamdan yüz çevirdin sana misler gibi 10 yıl gül gibi yetiştirdiği kızı üzerine 600 bin frank veriyor lan şerefsiz bu adam daha ne yapsın bu adam direk kürek mahkumu diye dışladın senin orada başlarım yasaya olan inancına hukuçu olmana köpek herif seni şerefsiz ya çok tilt etti beni orada zaten barikatta da eponin olamasaydı naneyi yiyordun neyse gece gece sinirlendik günün sonunda marius hatasıyla sevabıyla bizden bi oğlan GAVROŞ:içi tertemiz bir çocuk ah gavroşum be neden gittin bu heriflerin peşinden gerek o iki çocuğa bakması falan bi duygulanmadık degil açikçası he bu arada eğer suça sürüklenmiş falan diyosanız olum aha suça sürüklenen çocuk bu bu çocuk tiyatrolarda izlemediği oyun kalmamış kültürü zirvede haysiyet yoksunu babasını cezaevinden borulara tırmanıp kaçıran sokakta bulduğu iki çocuğa kol kanat geren mariuse ve 1832 ayaklanmasına canını feda eden bu çocuk bu tanıma uyar yoksa sizin sokağa s..cılmış parlak montlu tas kafalı tofaş modifiye şahin içinde milleti taciz eden p..leriniz değil THENARDIER(+KARISI):kitapta bunlar kötü karakter şimdi burada bisey söylerdim neyse bu kadar yeter MABEUF BABA:mabeuf baba marisun arada derdini tasasını çeken kendi halinde iyi bi adam kendisinin ölümü bize fakirliğin ruhu ve zihni ne kadar kemirebileceğini de bir o kadar gösteriyor kitabın ikinci mösyö mirelidir.Bi üzülmedik de değil allah rahmet eylesin EPONIN:eponine tam iyi diyodum lan bu mariusu seviyomuş zaten önceki yaptığı cilvelerden belli oluyodu da hani biz onu mertebeye yükseltelim diyo umuyorduk ama ateşlenecek tüfeğe elini koymak da ne biliyim cosettenin vermediği bir aşk sınavı ENJOLRAS:karizmatik adam vesselam ama mariusla arasında keşke bi yakınlık kursaymış hugo pek aklımıza karizması yer etmedi sonuçta ama mariusin bonapartcı söylevine bi o direnmişti diye hatırlıyorum az daha aralarında dostluk olsaydı npc coufreyacı falan zaten unutacaktık bari onu unutmamış olurduk neyse. Kitapta şuan aklıma gelen aklımda yer etmiş karakterler bunlar yine arada bi iki karakter yazarım şimdi sevdiğim kısımlara gelelim +:yazar siyasi,dini ve ekonomik yönelim düşüncelerini açık açık söylüyor gerekirse ayrı bölüm açıyor bem bunu çok takdir ettim he tabi çok takdir edilesi mi 18.yüzyık fransa da bunları söylemek o kadar da zor olmasa gerek. Fransayı çok müthiş anlatıyor. Pek sevememiş olsam da jean valjeanın karakter gelişimj müthiş. Sosyal adalet gelir eşitsizliği gibi konular çok çarpıcı anlatılıyor. Waterloo savasinın anlatımı hoş. Fauchlevent babanın jean valjeanı tabuttan kurtarma kısmına katıla katıla güldüm :D -: makaleler akışi sürekli bozuyor. Romantizm akımı yüzünden karakterler arasında olayların kurgusal yönü absürt. Şuanlık aklıma gelenldr bunlar biraz hazırlıksız direk yazayım dedim kesinlikle okunası bir eser ama özetini okumak size kalmış keyifli okumalar