Sadece yaşanılan düzenin değil,aşkın bile matematiksel bir anlayış ve uygulamayla yer aldığı çok lezzetli bir bilim kurgu romanı.

"Haliyle aşk için A,ölüm için Ö kullanırsak,
A=f(Ö)
Yani aşk ve ölüm..."

Kahramanlar,daha doğrusu insanlar,rakamlarla isimlendirilmiş ve gündelik hayatlarında yaşadıkları her şey,cinsellik de dahil,belirli bir plan ve program içinde gerçekleşiyor.

Rüya görmek bir hastalık olarak nitelendiriliyor örneğin ve bence başkaldırı tam da bu noktada başlıyor.
Her şey aynı,her şey saydam ve şeffaf.Farklılığa ya da düşünceye tahammül göstermeyen bir 'Velinimet'in varlığı,özgürlüğün en büyük prangası.

Tek Devlet olarak tanımlanan durum,yine aynı şekilde farklılıklara karşı sıfır toleransı ifade ediyor,diye düşünüyorum.
Her şey matematiksel ve mantık çerçevesine oturtulmaya çalışılmış,sürekli bir ironi yağmuru içinde ilerliyor.

Düşünmeyen ,merak etmeyen ,sorgulamayan bir toplumda,düzeni ve devleti sorgulamaya başlayan bir bireyin mücadelesini,'Biz'den 'Ben'e geçme serüvenini okuyoruz.

BİZ,
Bilim kurgunun rüzgarında komünizme karşı yapılan ağır eleştiri ve tespitleri içeriyor.

BİZ,
Müziğin ve hatta şiirin bile ilhama ihtiyaç duyulmadan icra edilebileceği koca bir hapishaneyi yaşatıyor.

BİZ,
Çağrışımlar,anımsayışlar ve sembollerle dolu,sosyal yaşamın hassas noktalarına ışık tutan efsane bir bilim kurgu..