9/10
·344 syf.··
2026 2. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2026 15:55
#kitapyorumu Bu üçlemeyi okurken aklınızda kalan şey olaylar değil, okudukça artan bir huzursuzluk oluyor. Agota Kristof, rahatlatan bir hikâye anlatmıyor; aksine bizi sürekli rahatsız eden konuları zihnimize işliyor. Bu kadar olumsuzluğun bir arada olduğu başka bir kitap okudum mu, hatırlamıyorum.. •Büyük Defter’de anlatım bilinçli olarak sade ve sert. Çocukların yaşadıkları aktarılırken duygular özellikle geri çekilmiş gibi duruyor. Bu mesafe, yaşananların etkisini azaltmak yerine daha da güçlendiriyor. Kitabı okurken, boşlukları kendi duygularınızla doldurmak zorunda kalıyorsunuz. •Kanıt’ta yalnızlık ve belirsizlik hissi ön plana çıkıyor. Artık fiziksel bir savaş değil bu; hatıralarla verilen bir mücadele. Ne yaşandı, ne hayal edildi, ne uyduruldu… Okur olarak biz de hafızanın güvenilirliğini sorgulamaya başlıyoruz. Hikâye ilerledikçe gerçek ile kurgu arasındaki çizgi silikleşiyor. •Üçüncü Yalan ise her şeyi altüst ediyor. kitabı okurken daha önce kabul ettiğimiz pek çok şeyi sorguluyoruz artık. Gerçek, anlatılan olmaktan çıkıp dayanılabilen bir şeye dönüşüyor. Her şeyin bu kadar net başlayıp böylesine dağıldığı nadir kitaplardan biri; bitirdiğimde zihnim karmakarışıktı ama etkisi hâlâ sürüyor.. Henüz çocukken savaşın ve ihanetin en sert hâliyle karşılaşan bu iki kardeşin hikâyesini mutlaka okuyun. Gençlere değil ama yetişkinlere ısrarla öneriyorum:)
Büyük Defter - Kanıt - Üçüncü YalanAgota Kristof · Yapı Kredi Yayınları · 20258,5bin okunma
·
17 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.