Gönderi

SPOİLER İÇERİR Genel olarak kitabı kabataslak anlattım
10/10
·120 syf.··
2026 7. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2026 14:22
Bu kitap Türkiye'de ki savaştaki bir çocuğun ağzından anlatılıyor. Bu çocuk fakir(zaten geneli öyle) şerbet, çörek satan biri, babası cepheye gitmiş ve ölüp ölmediğini bilmiyor. Onun çocuğundan haberi olduğunu bile biliyor mu onu merak ediyor. Mektebe gitmekte fakat çocuk istemiyor gitmek çünkü şerbet satarak para kazanmakta. Bu çocuk okumayı bildiğinden , ezberide iyi olduğundan gazetedekileri çabucak ezberliyor ve mahallelisine hemen yetiştirebiliyordu. Bir tane çocukla tanışmıştı, ismi Emin'di bu çocuğun babası şairdi ve ismi Mehmet Akif Ersoy'du. Ardından gene bir gün bir çocuk görüyor ismi İhsan, babası ölmüş, annesi ölmüş, anneannesi(ya da babaannesiydi unuttum) yaşıyordu fakat o da ölmüştü. Bundan dolayı sokaklarda kalıp dilencilik yapıyordu. Bu evladımız onu görünce neden bir şeyler satmıyorsun diyor ve İhsanda; "Kafamda ki bitlerimi satayım" diyordu. Ardından evladımız İhsan'ı annesinin yanına götürüyor ve annesi onun bitlerini temizleyip banyo yaptırıyordu. Hatta uyumadan önce evladımızın yanına(annesinin yattığı yeri) İhsan yatıyordu. Malum çocuğumuzun annesi yeni işe başladığı yer olan şuan ki adıyla Çocuk Esirgeme Kurumu'nda çalıştığından, İhsan'ı da oraya götürdü ve oraya bıraktı. Mustafa Kemal Ankara'ya geldiğinde, arkadaşı olan Emin'in babasını Mustafa Kemal özellikle çağırdığından çok heyecanlanmış şaşırmıştı. Mustafa Kemal Ankara'dayken Büyük Millet Meclisi yapılıyordu, inşaattaydı. Bu çocuğumuz ise meraklı olduğundan gidip ordaki işçiler ile sohbet ediyor, inşaatı gezip harfiyen ezberliyordu. Biraz kabataslak anlattım kusura bakmayın. Mustafa Kemal'in meclisin orada tören yapacağı zaman, çocuğumuzun okuluda törene gitmişti. O törende çocuk, Mustafa Kemal'e sorusu olduğu için Mustafa Kemal'i görmeye gidecekti. Fakat nasıl başaracaktı? İnşaat sırasında harfiyen ezberlemişti, meclisin arkasındaki küçük kapıdan içeri girdi. Bir asker onu gördü ve "Burada ne işin var?" Dedi, çocuk hiç bukadar ağlayası gelmemişti ve gözyaşlarını tutamadı. Çocuk; "Mustafa Kemal'e sorum var" dedi ve bir anda Mustafa Kemal arkalarında bulunan kapıdan çıkıp; "Ne oluyor burada?" Dedi, çocuk ona sorusu olduğunu söyleyecekti fakat şivesi yüzünden rezil olacağını düşünüyordu. Genede çocuk; "Size bir şey soruvericektim" dedi, Mustafa Kemal ise; "Soruver" dedi gülümseyerek. Çocuk; "Babamı savaşta gördünüz mü?" Diye sordu, Mustafa Kemal; "Savaşta bir sürü baba gördüm, bundan sonra senin baban Cumhuriyettir" dedi. Çocuk tören yerine geri gitti ve bu olaydan kimseye bahsetmedi. Cumhuriyet onun babasıydı fakat Cumhuriyet neydi? Bu olaydan bir süre sonra tarih 29 Ekim 1923 oldu. Herkes Cumhuriyetin kurulacağından söz etmekteydi. Mustafa Kemal Cumhuriyeti ilan etti. Orada ki halk bundan sonra Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde yaşıyordu. Mustafa Kemal halkı cahillikten kurtarmak, ülkeyi refah, ekonomik güçlenme gibi unsurları iyileştirmek için inkilaplar yapıyordu. Halkın okuma yazması için seferberlik getirildi. Mustafa Kemal Harf inkilabını yapmıştı ve bundan sonra Arap alfabesi değil Latin alfabesi kullanılıyordu. Halk okuma yazma öğrenmeye başladığından, anneside okuma yazma öğrenmişti. Bu evladımız herkes okulda eğitim görüyordu, buda öğretmen olup o çocuklara eğitim verdi. Kitabı beğendim, özellikle okurken görsellerin olması etkiledi. Hikayenin akıcılığı muhteşemdi. Aralarda İlber Ortaylı'nın koyduğu mesajlar, bir hikayenin dışında çıkıp tarihi söylüyordu.
Cumhuriyet'in İlk Sabahıİlber Ortaylı · Kronik Kitap · 20234,640 okunma
·
22 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.