Puan vermedi·64 syf.··
2026 14. kitabı
Okurken düşünüyorum da… Bazı kitaplar vardır, “okunuyor” dersin; bazıları ise “hissediliyor.” Beni Çocuklara Evlatlık Verin benim için ikincisiydi. Sayfaları çevirdikçe, sanki yazar kendi yaşadıklarını anlatıyor gibi bir his var. Kitap kısa, sade ama her cümlesi yerli yerinde. Yüksel Bayar, ağır bir üslup kullanmadan — susulanı susarak, söyleneni sözle söylemeyerek — bize hayatın küçük ama anlamlı yanlarını gösteriyor. Bu kitapta büyük olaylar, kahramanlıklar yok. Ama çocukların saf bakışının bize ne çok şey öğretebileceğini her sayfada hissediyorsunuz. Bir öykü bitiyor, diğerine geçiyorsunuz… Ve her defasında içinizde hafif bir sıcaklık beliriyor. Kitapta sevgi var; bazen kırılgan, bazen umutlu, ama her zaman gerçek. Okurken öyle bir yere gidiyorsunuz ki… Kendi çocukluğunuz canlanıyor; unuttuğunuz küçük anılar yüzeye çıkıyor. Üstelik bunu yaparken sizi yargılamıyor, sadece birlikte bakmayı öneriyor. Bazı satırlar o kadar sade ki… Hani bazen bir sohbetin en sessiz anı en çok şey söyler ya… Öyle bir etkisi var. Çocuklara, insanlara, sevgiye dair “az ama net” bir anlatı bu. Sonuç olarak; bu kitap özel. Büyük bir kurgu değil belki, ama günlük hayatın fark edilmeyen güzelliklerini bulmanıza yardımcı oluyor. Bitirdiğinizde “iyi ki okudum” dedirtenlerden.
Beni Çocuklara Evlatlık VerinYüksel Bayar · Ar Yayınları · 013 okunma
·
30 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.