"Mucizeyi mi arıyoruz, yoksa kendi ellerimizle bir hapishane mi inşa ediyoruz?"
Yazarımız bu kitap ile bildiğimiz bilimkurgu kalıplarını yıkıp geçiyor. Kitabı elime aldığımda sıradan bir bilimkurgu-gerilim bekliyordum ama karşıma çıkan şey çok daha derin, çok daha sarsıcı bir "varoluş" mücadelesi oldu.
Resmen bir Black Mirror bölümü izliyormuş hissine kapıldım.
Eğer teknolojinin karanlık yüzünü anlatan distopyaları seviyorsanız, bu kitap tam size göre. Her sayfasında "Peki ya gerçekten böyle olursa?" sorusunu sormadan edemiyorsunuz
Adını Alan Turing’den alan bir kitabın basit olması beklenemezdi! Kurgu, tıpkı bir işlemci gibi tıkır tıkır işliyor ve sizi sürekli ters köşe yapıyor.
"Bir makineye ruh yükleyebilir misiniz, yoksa ruh dediğimiz şey sadece karmaşık bir algoritma mıdır?"
Mantık ile duygu arasındaki o devasa boşlukta yürümeye hazırsanız bu kitabı mutlaka okumalısınız. Benim çok severek okuduğum bir kitap oldu.