10/10
·178 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
Kitap Filistin sürgün edebiyatının nadir örneklerinden biri kabul ediliyor. Edward Said'in yazdığı önsöz bunun neden öyle olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Ayrıcalıklı bir üslup kurma başarısı şairliği ile ilişkilendirilebilirse de metinde bir tarafıyla oldukça gerçekçi, romantizmden bilhassa uzak ve derinlikli bir "sürgün olma" analiziyle karşılaşıyorsunuz. Mourid Barghouti 67 savaşı patlak verdiğinde Kahire'de genç bir üniversite öğrencisi ve bir anda savaş gerçekliğiyle birlikte yurtsuzlaşıyor. 30 yıldan ve onlarca kez başarısız olan girişimlerden sonra, Oslo sürecinin görece yumuşak ikliminde vatana dönüş için gerekli izni sağlıyor. Bu metin o dönüşü, Ürdün'den Batı-Şeria'ya geçişi, en son 30 yıl evvel Kahire'ye gitmek için üzerinden geçtiği tahta köprüyü, Ramallah'ı, yerleşimleri ve özellikle de Barghouti'nin köyü Deyr Ghassane'i anlatıyor. Kitaba hem sürgünde hem de vatanda elbette birçok karakter eşlik ediyor. Her biri kendi sıradanlığı içinde, kendi dünyalarının organik akışıyla ne mağdur ne de kahraman gibi ele alınıyorlar. Sayfalar arasında en çok, yazarın genç yaşta kaybettiği erkek kardeşi Munif adeta bir hayalet gibi anlatıyı çevreliyor, bir kardeş kaybının yaratabileceği bütün ağırlıkla. Barghouti'nin Filistin işgaline paralel, tabii olarak siyasetle, kendi yaşamıyla ve sürgünlüğüyle kurduğu anlatı özellikle mazi ve bugün arasında yaptığı karşılaştırmaların akılcı ve ustaca tasvirleriyle derinleşiyor. Bu kitaba benim için esas kıymetini veren şey en çok da bu olsa gerek. O, geçmişte koparıldığı yaşamdan ve mekandan kendi payına düşeni bir bütünün çevresinde, kendini olabildiğince merkezden uzak tutarak vakur biçimde ele alıyor. Deyr Ghassane'i anlattığı bölümün sonunda metne şunları not ediyor: İşgal bizi eski olanla kalakalmak zorunda bıraktı. Budur işte İşgal'in işlediği cürüm. Dünün kil fırınlarından bizi yoksun etmedi, fakat yarın icat edebileceğimiz şeylerin gizeminden yoksun bıraktı. Buraya el-Abraş'ın devesine tekrar sahip çıkmak için gelmedim. Bir çocuğun kaybolmuş değerli bir eşyasını özleyişi gibi özledim ben Deyr Ghassane'nin mazisini. Fakat mazinin, sahiplerince unutulmuş bir köpek gibi -oyuncak bir köpek demeli- burada, Deyr Ghassane'de hala gezinip durduğunu görünce onu ele geçirip gelecek günlere, daha iyi bir istikbale doğru itmeyi ve ona şöyle haykırmayı istedim: "Koş."
Şairin FilistiniMourid Barghouti · Klasik Yayınları · 200452 okunma
·
10 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.