Bırak yapsınlar” dendiğinde, bunun herkesin her şeyi yapma hakkını kendine tanımak değil, tam tersine; başkalarının düşüncelerinin, duygularının ve davranışlarının sizi ne ölçüde ve nasıl etkileyeceğine karar verme gücünün sizde olduğunu hatırlatan bir yaklaşım bu. Kitap da tam olarak bunu içselleştirmenizi motive etmeye çalışıyor.
Şahsen kişisel gelişim kitaplarını pek sevmem. Çoğu, hayatta zaten bildiğimiz şeyleri tekrar eder gibi gelir bana. Bu kitaba bayıldım mı? Hayır. Ama bu durum biraz da benim kişisel gelişim kitaplarına olan önyargımla —hatta antipatimiyle— ilgili olabilir.
Kitapta sevdiğim en önemli şeylerden biri karmaşık olmaması. Çok basit, hayatın içinden, hepimizin karşılaştığı durumları ele alıyor. Okurken sık sık “evet, bunu ben de yaşadım” diyorsunuz. Bu da anlatılan bazı formülleri uygulamayı kolaylaştırıyor.
Tek bir olay üzerinden ilerlemiyor; farklı başlıklar ve alanlar var. Özellikle insan ilişkileri, yetişkinlerle ilişkiler ve gönül işleri üzerine yazılanlar benim için aydınlatıcıydı. Uzaydan gelmiş, aforizma kokan fikirler yok. Ama düşüncelerinizi toparlamanıza, bazı şeyleri anlamlandırmanıza ya da kabullenmenize yardımcı olurken, yer yer sanki kafanıza vurarak anlatıyormuş hissi de veriyor.
Yazım dili oldukça sade ve anlaşılır. Bol örnekle ne anlatmak istediğini pekiştiriyor. Dünyada bu kadar çok okunmasının sebeplerinden biri de bence burada yatıyor: herkesin hayatına bir yerinden temas edebiliyor.
Tavsiye eder miyim?
Evet, ederim. Özellikle kişisel gelişim kitaplarına benim kadar mesafeli değilseniz, muhtemelen daha keyif alırsınız. Ama bugüne kadar çok sayıda, daha derin veya daha farklı kişisel gelişim kitabı okuduysanız, beklentiniz yüksekse tatmin olmanız zor olabilir —bu biraz beklenti meselesi.
Eğer insanlardan, onların davranışlarından, size söylediklerinden, bir bakıştan, hayatın düzensiz akışından; kısacası sizinle doğrudan ilgili olmayan şeylerden fazlasıyla etkileniyor ve bunun hayatınızı olumsuz bir yere sürüklediğini hissediyorsanız, bu kitap düşüncelerinizi kontrol etme konusunda size bir kapı aralayabilir.
Kitap baştan sona “bırak yapsınlar teorisi”ni anlatıyor ve bunu sürekli vurgulayarak kendi motivasyonunu ayakta tutmaya çalışıyor. Açıkçası müthiş, çığır açan bir fikir sunduğunu söyleyemem. Nasıl “bırak yapsınlar” diyeceğimi hâlâ tam bilmiyorum belki ama bırak yapsınlar demem gerektiğini artık çok daha iyi biliyorum.
Kitabı okuyanlar benimle birlikte yorumlarını paylaşırsa gerçekten çok sevinirim.