Gönderi

Hastalığın içindeki tutkunun adı: Kumarbazlık.
9/10
·167 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
Kitabın başlarında Aleksi İvanoviç'in Polina'ya olan tutkusuna, aşkına, bağlılığına tanık oluyoruz. Sonlarında ise kumara olan tutkusuna aşkına ve bağlılığına tanık olduk. Polina'nın tek bir sözüyle hem kendi hayatına hem başkasının hayatına son vermekten söz ediliyordu. Hayatı uçlarda yaşıyor tıpkı kumardaki gibi. O masaya oturunca ya bütün cepleri doldurup çıkıyor ya da cebinin dibini sıyırıp çıkıyor. Bir denge yok, ya hep ya hiç. Yani Polina için de sosyal yaşantısı için de Aleksi kumar oynuyor. Yani bu kitaptaki aşk gerçek aşk değil çünkü kumarbazlık gözü dönmüş, hırslı, kaybedeceğini bile bile ileriye gidenlerin işi. Dolayısıyla böyle kişilerin gerçek aşkın kıyısından bile geçtiğini söyleyemeyiz fikrimce. Yine kitabın girizgahı General'in maddi durumu dolayısıyla beklediği bir telgraf haberi. Durumu kurtarıp çabalayacağına, sadece bir telgraf haberini bekliyor öylece. Çünkü kolay bir şekilde kazanç elde etmek yaşam biçimleri gibi bir şey olmuş. Hâlâ kumar masalarında boy gösteriyor. Hem kumardan gelecek yüklü bir paraya bel bağlamış hem de telgraf haberi sonrası gelecek yüklü paraya bel bağlamış. Telgrafı beklemek de kumar masasında parayı kazandığını beklemek de aynı şey aslında. Hayatın içinde kumar oynuyorlar. Ölüm haberi telgrafı Büyükanne Vasilyevna'nın ölüm haberi ama bu telgraf gelmeyecek çünkü Büyükanne'nin kendisi gelecek. Dobra, umursamaz, rahat bi o kadar da keyfine düşkün. Hâlâ enerjik ve en önemlisi hâlâ çok varlıklı. Bu yüzdendir ki otelde kadının dibine düşüyorlar, en güzel odayı veriyorlar. Paran varsa adam yerine konuluyorsun burada ve belki de her yerde. Büyükanne'nin gelişiyle dengeler değişiyor, general etrafındakilerini bir bir kaybediyor çünkü büyükanne geldiyse miras gitti anlamına geliyor. De Grieux tipik bi Fransız. Pek dost olduğu söylenmese de Generalle dostluğu sarsılıyor. E paran kadar adamsın mantığıyla niye dursun Generalin yanında. Dönemin şartlarını düşündüğümüzde Dostoyevski'nin Fransızlara sempati duymadığını biliriz. Aleksi de aynı şekilde buradaki De Grieux karakterinden hiç haz etmiyor. Hem Fransız olduğu için hem Polina ile adı geçtiği için. Aleksi, Bay Astley ile diğerlerine kıyasla iyi bir dostluk kuruyor. En dengeli karakter burada Bay Astley gibi geldi bana, Polina'nın dengesiz tavırlarının, Aleksi'nin ne istediğini bilmeyişinin yanında. Kitabın sonunda Aleksi seçtiği seçimden dolayı beni hayal kırıklığına uğratıyor ama başka bir seçenek yoktu onun için. Çünkü o bir Rus ve rulet tam ona göre bir oyun.
KumarbazFyodor Dostoyevski · Ema Kitap · 201688,4bin okunma
·
14 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.