Gönderi

"Çok sevdim bu şiiri"
"Üzülme! Üzülüyorsan, biri var ki, cılız varlığını düştüğü çamurdan kaldırmak istiyor. Onun için dokunuyor kalbine. Kıymetini bil ki, üzmeye değer görüyorsa seni. Hüzünlerin, kalbinin toprağını allak bullak ediyorsa, sen ekilmeye layık bir topraksın demektir. Kaygıların vuruşuyla tuz buz oluyorsa taş katılığında büyüttüğün güvencelerin, yarılan göğsüne umut fidanları dikiliyor demektir. Üzülme! Yüzün yerde geziyorsa, ellerin boynuna sarılı ise, içini ısıtacak haberlerin mürekkebi damlıyor olmalı ömrünün defterine. Kar yağıyorsa güvendiğin dağlara, yarının ovalarında rengârenk çiçeklerin olacak demektir. Hırçın fırtınalar sarsıyorsa sevinçlerinin zirvesini, rüzgârlar dövüyorsa umudunun yamaçlarını, bir yüce dağsın sen demek ki… Az bekle… Eteğinden serin pınarlar akmaya başlayacak demektir ki… Üzülme! Üzülüyorsan, şımaramazsın. Kibrin kirli tuzağına düşemezsin. Kendini beğenmişliğin çamuruna dolaşmaz ayakların. Uzak geçersin isyanlı yollardan… Heveslerinin ardı sıra düşüp, nisyan uçurumlarının başına sürüklenmezsin. Seni biri yakınlığına çağırıyor demek ki… Gözden çıkarmamış olmalı seni. Üzülme! Üzülüyorsan, bir kutlu teselli kapısının önünde bekletiliyorsun demektir. Gözlerini kaldır vefasız dünyanın eşiğinden. Gönlünün elinden çıkar sebeplerin boş avuntularını. Umudunu kes sahte doymalardan. Yüreğini küstür coşkulardan. Kapı açılacak demektir. Üzülme! Üzülüyorsan, kaybedeceğin bir şeyler var demek ki… Kaybedeceği bir şeyi olanlar çoktan kazanmışlardır. Eline geçmeyenleri saymakla tüketme nefesini… Elindekileri saymaya başla. Hepsini saysan bile, nefesini saymaya nefesin yetmeyecek demektir. Bak işte, zenginsin. Üzülme! Seni bir “İşiten” var. Seni, sen kendini bile sevmeden önce O sevdi seni. Senin kendini bile bilmediğin unutuş kuyularından çekip çıkardı seni. Çektiğin acılara meşgul çalan telefonlar gibi kör ve sağır değil O. Yüreğinin her yangınına O yetişiyor. Ayrılıklarına ve sıkıntılarına, metal soğukluğundaki plazalar gibi umursamaz değil O. Yitirdiklerinin hepsini sana iade edeceğine söz veriyor. Seni herkesten çok anlıyor, seni senin kendini düşündüğünden çok düşünüyor. Gözyaşlarınla imzalayasın istiyor yakarışlarını. Bir ebedî çerçevenin içinde, gösterişsiz bir kullukla fotoğraflamak istiyor seni. Dağılıp giden ömür kırıntılarının arasından sıcacık bir kardelen ümidi devşiresin istiyor. Keyfinin çatlak kabuklarının arasından sonsuz teselli pınarları akıtmak istiyor. Üzülme! Varlığının tenine çiziktir her hüzün. Varlığından haber verir üzüntün. Hatırlar mısın, bir zamanlar hatırlanmaya değer bir şey bile değildin? Hiç umursanmadan çöpe atılabilecek kirli bir su iken sen, yüzüne O baktı. Kimselerin arayıp sormadığı, önemseyip adını bir kenara yazmadığı o günlerde, senin adını ilk O andı. Hatırını bildi. Seni yanına aldı. Hep yanında oldu. Sen seni unutup da başını yastığa koyduğunda bile, seni her defasında sabaha çıkardı. Sen O’nu defalarca unuttun ama, O seni asla unutmadı. Üzülme! O’nun en sevdiği kulu da yalnız kaldı. Taşlandı. Sürüldü. Yaralandı. Aç susuz kaldı. Yuvasına uzaktan, gözleri yaşlar içinde baktı. Üzülme! Kaldır yüzünü yerden. Omuzlarından sarsıp kendine getirmek istiyor seni Tanrı. Sana küsmedi ki… Gözlerinin içine içine bak sevdiklerinin. O seni unutup yalnız bırakmadı ki"
··
1 +1'leme
·
34bin Gösterim
10 Yorum
İlim İşçisi
Gönderi Sahibi
"Buraya yazayımda en başta kalsın ki hem görmekte hem okumakta zorluk çekmeyin☺️ Ben daha 6 yaşındayken yani daha boyun bacak kadar, üstelik zayıf bi çocuktum. Evde ki zat, bahçede ki kovayı alıp, evin içinde banyoya götürmemi söyledi sert bi sesle. "Götürmeyeceğim" dedim! İlk baş tokatladı. Yine "Götürmeyeceğim" dedim. Sonra dövdü. Yine "Götürmeyeceğim" dedim. Sonra artık kendisi nefes nefese kalacak seviyeye gelene kadar dövdü. Yine "Götürmeyeceğim " dedim bu sefer ağzımın içinde kan aktığını hatırlıyorum. Durmadı, elimi tutup sürükleyerek kovaya aldı, banyoya getirdi. "Bak işte böyle getirdirim" sana demişti. "Hayır ben getirmedim, sen alıp getirdin bunu" dedim ve ondan sonra gözümü hastahanede açtığımı hatırlıyorum... Şimdi diyeceksiniz ki bu adam bunu neden anlattı? Bu benim bu konu hakkında son kelamımdır; Benim fıtratım, özüm gerçekte de bu, sizlik bi mevzu yok. O yüzden ben insanımsıların, zalimlerin, ruh hastalarının, kendini bakmadan karanlığını kusanların başımın dahi gideceğini bilsem, dediklerini yapmam, normal bir şey isteseler dahi! O yüzden kim beni kime şikayet etmek istiyorsan ister devlet, ister aşıkları, ister kurdukları fake orduları yapmakta özgürsünüz, buyrun yapın. Tekrar tekrar bana yazmanıza gerek yok ya da haber göndermenize. Bu arada benim hakkımda bi ileti yazacaksanız ya da laf vuracaksanız lütfen benim adımla beraber etiketleyin ben izin veriyorum size, ha korkmayın yasal yoldan şikayet etmeyeceğim sizi, belki sayemde cesur olmayı öğrenirsiniz! İlk döndüğümde hakkı hakka teslim etmek için gelmiştim zira yaptım da hatta gönül kabeleri kararmışlara dahi el uzatarak! Lakin şimdi ki dönüşüm tamamen kitaplar ve yazı yazmadır ( kimsede üstüne alınmasın ne alıntılarımı, ne yazılarımı, ne yorumlarımı zira geçmişimde kalan kimse umrumda değil, bi derdimde yok) o yüzden kim ne yapıyor ya da ne demiş benim umrumda değil, benim üzerime atmaya çalıştığınız hesaplarda dahi! Ben uyardım boş yere uğraşmayın diye lakin yinede siz bilirsiniz☺️
Kendini ve nefsini her türlü kötülükten koruyana , Allah'ın sözüdür ki ; bir gün onlar sabırlarının karşılığını alacaktır ...
İlim İşçisi
Gönderi Sahibi
GülnâreGülnâre "Kaleminize ve gönül kabenize sağlık, çok güzel özetlediniz👏☺️ Ecmain🤲
İlim İşçisi
Gönderi Sahibi
Erence1k Prenses erko cevap vermek yerine engelledin demek sıkıntı yok, aynısını buraya bırakıyorum☺️ Her Anadolu sofrasına oturmuş olan bilir ki, ademoğlu gördüğüne şahit, şahitliğine de mesuldür. Görüp de susan, görmezden gelen olursa Anadolu’nun lokması boğazına düğüm olur, ömür boyu da çözülmez. "Ben seni yalnızlığından tanıdım" paylaştığın bu alıntı yalan yok akışta denk gelmedi, benim sayfamın akışına düştü. Eee gördüm şahit oldum, şimdi nasıl susayım? Bizde yenilen lokmaya ihanet yoktur. Bizde sessizlik, haksızlığa ortak olmaktır. O yüzden kelamımı bırakayım; "Biz seni adamlığından değil, YAVŞAKLIĞINDAN tanıdık" Prenses yasal yollardan şikayet mi edeceksin buyur et sıkıntı tınne☺️
Çok güzel , üzerine düşünülmesi gereken bir şiir … teşekkürler
İlim İşçisi
Gönderi Sahibi
Songül GümüşSongül Gümüş "Tesadüf gibi görünür lakin gönül kabesinin vakti gelmiştir aslında☺️
Gerçekten siz mi yazdınız?
İlim İşçisi
Gönderi Sahibi
Taha Furkan BilgiçTaha Furkan Bilgiç "Eyvallah🙏☺️
Reklam
Ne desem az kalacak.💫💫💫
İlim İşçisi
Gönderi Sahibi
🙏
Güzel 👌🍀
İlim İşçisi
Gönderi Sahibi
"Eyvallah🙏☺️
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.