Hiç bu kadar istekli değildim kendimle konuşmaya. Sonunda karşı karşıyayız. Ne garip; bunca yıl aynı bedeni paylaştık, aynı aynaya baktık ama birbirimize 'nasılsın' demeye hiç vaktimiz olmamıştı. Ya da vaktimiz vardı da, vereceğimiz cevaptan korktuğumuz için hep dışarının gürültüsüne sığındık.
Şimdi buradayız. Yanlış anlaşılmasın, bu bir barış ilanı değil; sadece birbirimizi daha fazla görmezden gelemeyeceğimizin resmi kabulü.
Yıllarca başkaları beni anlasın diye diller döktüm, cümleler kurdum, onay bekledim. Meğer kendi sesimi duymamak için en çok ben bağırmışım.