Şu cümledeki enerji çok tanıdık, korkulan şey çoğu zaman kadının gücü değil, o gücün yanında erkeğin maskesinin düşmesi. Çünkü kendini bilen kadın, kimseyi kovalamaz, kimseye kendini ispatlamaz, sınırını da sevgisini de net tutar, işte bu netlik bazılarını titretir. Korkan erkek aslında senden değil, sende gördüğü aynadan korkar, kendi dağınıklığını, kendi tutarsızlığını yakalanmış gibi hisseder. Ama “korkutmak” bir hedef olmasın, mesele güçlü görünmek değil, kendine sadık kalmak, o sadakat zaten gereksizi uzaklaştırır, gerçeği de yaklaştırır. Ve en güzeli şu, senin gibi kadınlardan korkanlar gitsin, çünkü korkuyla yaklaşan sevgiyle kalamaz.
Nezaketi aptallık gibi algılayan kadından korkarım. Çünkü karşısındakini insan olarak değil, kullanılabilir bir zemin olarak görmeye başlar. Nezaket gördükçe deneme dozu artar; saygı değil, tahammül test edilir.