"Ah Evelyn..." mi yoksa "Ah,Evelyn!" mi?
8/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2026 00:59
❃ Herkese merhaba! Bugün sizlerle farklı bir konusu olan ve kapağıyla dikkatimi çeken Evelyn Hardcastle'ın Yedi Ölümü adlı kitabı inceleyeceğiz :> Hazırsanız başlayalım.. (Not: İnceleme çok uzun,o yüzden yanınıza çay,kahve alıp okumanız tavsiye edilir!) ╰☆╮╰☆╮╰☆╮ (Not 2:Spoiler olan yerler olacak,bu kısımlarda uyarı vereceğim.) ╰☆╮╰☆╮╰☆╮ BU KİTAP NEDİR/NE DEĞİLDİR? ✰ Düşüncelerime geçmeden önce çok kısa bir şekilde kitabın konusuna değinmek istiyorum. Blackheath Malikânesi'nde bir parti verilir ve her şey "mükemmel" giderken kutlama bir ölümle sarsılır. Ana karakterimiz,bu olayı çözmek için görevlendirilmiştir ve her gün aynı şeyleri başka insanların bedeninde yaşayarak çaresizce sonuca ulaşmaya çalışır. Üstelik bu olayı çözmek göründüğü kadar kolay değildir çünkü önü yıllar öncesinin sırları,başka karakterlerin korkutuculuğu ve kendisini hatırlayamamasıyla kesilmiştir. Peki,şimdi ne olacak? ✮ Bence kitap bir polisiye romanı olmakla beraber hafif bir fantastik olayların da olduğu,konusu ve kurgusu genel olarak sağlam bir kitap. Üstelik yazarın ilk kitabı,şahsen burada kendisi bir övgüyü hakediyor çünkü bu kadar karmaşık olayları birbirine bağlamak her yiğidin harcı değildir. Ne yalan söyleyeyim yazım diliyle ve temeliyle sağlam bir kitaptı. Ancak bunlara rağmen mantık hataları ve bazı saçma noktalar engellenememiş. Buna spoiler olan kısımda değineceğim,o yüzden içiniz rahat olsun.. ╰☆╮╰☆╮╰☆╮ SIKICI BİR KURGU MU YOKSA FARKLI GÖZLERİN GÖRDÜKLERİ Mİ? ☾ Kitapta aynı gün tekrar tekrar fakat farklı bedenlerin gözünden aktarıldığı için kimisi sıkılmış fakat benim için çok heyecan vericiydi. Üstelik bu farklı bedenlerde yapılanlar diğerlerini de etkilediği için "Şimdi ne olacak?"diye düşündüm. Bazıları da çok fazla karakter olduğu için kafa karışıklığı yaşadığından bahsetmiş ancak bu noktada ilk sayfalarda yer alan davetli listesinin bu durumu önlediğini düşünüyorum. Belki bunda benim çok fazla ara vermeden okumam da etkili olabilir çünkü kitabı bir olayın ortasında bırakıp uzun süre okumadığınızda karakterleri ve olayı hatırlamak oldukça güç bir duruma dönüşüyor. Kitabın sevdiğim noktalarından biri de elimizde hiçbir şey olmaması. İlk bölümde karakterle beraber öğrendiğimiz tek şey "Anna" isimli bir kadın,gerisini ne o hatırlıyor ne de biz biliyoruz. Karakter kendisi hakkında hiçbir şey bilmiyor bu yüzden olanlar tam bir karmaşa. Karakter kendisi hakkında mı bir şey öğrensin,buranın mantığını mı kavramaya çalıssın yoksa Anna isimli kadını mı bulsun? Kimin yandaş kimin düşman olduğunu da bilmiyoruz bu yüzden yeri geldiğinde ortalıkta avare avare dolaşıyor karakter. Ayrı bir başlık hakkında karakterden de bahsedeceğim çünkü kendisi hakkında yazmam gereken çok fazla yer var.. Yani kitapta adım adım bir şeylere ulaşmaya çalışıyoruz,ipuçlarını beraber birleştirmeye çalışıyoruz. Karakter bizden -genellikle- bir şey saklamıyor bu yüzden aynı kafa karışıklığını bizde yaşıyoruz. Neden bilmiyorum ama kitabı bu yönüyle çok sevdim sanırsam. Ayrıca yazarın yazım dili de güzeldi ve ilk kitabı olmasına rağmen karakterin ağzından yazmayı çok güzel bir şekilde başarmış. Pek çok insan bunu yaparken zorlansa da yazar başarılı bir şekilde bizlere aktarmış. ╰☆╮╰☆╮╰☆╮ TEKRAR EDEN BİR GÜN DEĞİŞTİRİLEBİLİR Mİ? ⚚ Sanırım kitabın kırılma noktalarından birisi de bu soru. Tekrar eden bu zamanın içinde böyle bir şansımız olup olmadığını anlamak bizi çıkış noktasını götürür mü? Karakterle beraber bizler de bu soruyu çözmeye çalışıyoruz. Ancak sonrasında bu sorunun çok arka plana atıldığını hissettim,bence kitabın temeli bu soru üzerine kurulu gibiydi de sonradan başka bir şeye dönüşmüşe benziyordu. ╰☆╮╰☆╮╰☆╮ NEDEN BÖYLE BİR TAVIR TAKINDIN? 𖣂 Burada spoiler uyarısı yapmak istiyorum. Çünkü karakterin bazı hareketlerine değineceğim kadar kitapta gördüğüm mantık hatalarından ve yüzeysellikten de bahsedeceğim. Kitabı henüz okumadıysanız burayı atlamanızı ve son üç başlığa bakmanızı tavsiye ederim. ˚₊‧꒰ა︎໒꒱ ‧₊ જ⁀➴ Şahsen Aiden'in Anna'ya bu şekilde koşulsuz şartsız güvenmesini çok saçma buldum. Salgın Doktoru'na güvenmediğini söylüyor,peki ya Anna? Hadi Anna'nın neden güvenmesi gerektiğini anladık diyelim -buradan çıkması için Aiden'a ihtiyacı var-, ancak Aiden için bu kadar kesin bir ihtiyaç bulunmuyor. Yahu zaten sekiz farklı hayatın var,illa ki başarabilirsin! Tamam onu da geçtik,diğer döngülerde bu şekilde kazanamadığını da varsaydık. Peki ya Cunningham'a her şeyini açık saçık ortaya dökmesi? Bence yazar güven kısmını çok iyi ele alamamış,hele Anna'nın "güven" yerlerinde kriz geçirdim. HER ŞEYİ GEÇTİM,KADIN SENİN KARDEŞİNİ ÖLDÜRMÜŞ! SEN HÂLÂ DİYORSUN Kİ "O Anna değil Annabelle'ydi o yüzden." DAHA KADINI KURTARMAYA ÇALIŞIYORSUN BE ADAM! Bir de Anna'yı sevdiği için buraya geldiğini falan düşünmesi de çok saçmaydı. Hayır nereden geliyor bu eminlik,kesinlik? Bir diğer nokta da Anna'nın acımasız bir katil olduğunu öğrendiğinde Aiden'in verdiği tepki. Burası gerçekten ama gerçekten çok yüzeysel geçilmiş,yazar resmen yazmak için yazmış yani. İki iç ses yazmış "O Anna değildi."diyerek işi bağlamaya çalışmışta çok yavan kalmış. Kırılma noktalarından biri de bu olmalıydı. Yazar burada insanların değişebileceğine vurgu yapalım demiş ancak benimseyemedim o kısmı. Kısaca Aiden ve Anna ilişkisi ile Aiden'in bu tavırları bana hiç geçmedi,kriz yaşattı diyebilirim. Aldığım her notta veya çektiğim her videoda Aiden'in bu tuhaf hareketleri ve "güven" ilişkisinin beni çileden çıkartmış olduğunu rahatlıkla görüyorum. જ⁀➴ Bir diğer yerde Daniel konusu. Böyle bir karakteri nasıl harcadın diye çok dert yandım yazara. Nitekim Ayakçı'da aynı şekilde hissettiğim karakterlerden. Ama önce Daniel'den bahsetmek istiyorum. Gregory Gold'un son konakçı olduğunu öğrendiğimizde benim kafama çok takılmıştı zaten bu Daniel konusu. Aiden'in bu olayı daha hızlı çözmesini beklerdim ama kendisi Anna ile uğraşmakla meşguldü.. Her hatırladığımda cinnet geçiriyorum da neyse,konumuz bu değil. Kendisinin daha ön planda ve daha işlevsel olmasını beklerdim ama yazar çok feci harcamış bu karakteri. Örneğin neden bu kadar hırslı,öfke dolu? Bunun arkasındaki motivasyonun karısı ve kızı olduğunu sanmıyorum. Daha farklı bir şey olmalı ki bu gözü dönmüşlük bize geçsin. Yine yazar burada geçiştirmiş. Nedensizce bu yüzeysellikte son 150 sayfada toplanmış,o yüzden bu kısmı ayrı bir şekilde ele alacağım. Daniel konusunda bir diğer takıldığım noktaysa Ayakçı ile nasıl işbirliği yapabildiği,Gümüş Gözyaşı'nı nasıl ikna edebildiği. Bakın yine diyorum ve tekrara düştüğümü düşüneceksiniz ama yazar buraları yazmak için yazmış üstüne de geçiştirmiş. Buraları daha ayrıntılı yazsaydı kitap çok daha iyi bir yerde olabilirdi bence. Veya son sayfaları farklı karakterlerin gözünden görseydik -özellikle Daniel ile Anna- ve onların iç seslerini de okuyabilseydik kısa bir şekilde ama öz olarak öğrenebilirdik soruların cevaplarını. જ⁀➴ Ayakçı konusuna gelirsek.. Yine nasıl vurucu nokta olabilecek bir karakterin mantıksızca harcandığına şahit oluyoruz. Bu karakterle kitaba gerilim katılmaya çalışılmış ve belli yerlerde başarılı olunmuşsa da ben yeterli gerilimi hissedemediğimi ve karakterin çok altı boş kaldığını düşünüyorum. Keşke yazar çok daha fazla Ayakçı sahnesi gösterseydi bize. જ⁀➴ Sanırım en mantıksız ve yüzeysel gördüğüm yerlerden birisi de bu: Salgın Doktoru. Ben çok daha ihtişamlı,bilgili birisi beklerken tabiri caizse çok fos bir karakterle karşılaştım. İnsanları o kadar gözetle,yıllarca bekle,döngüler kur ama gizemleri bilme. Hele hele Evelyn'ın kim olduğunu hiç bilme. Var mı böyle bir şey!? Hadi bu karakteri de geçtim,bahsettiği "üstler"nasıl bilmez böyle bir şeyi? O kadar şaşırdım ve hayal kırıklığına uğradım ki.. Ben çok daha şahane birini beklerken bu bilgisizlik beni çok şaşırttı. Yine "keşke yazar"diyeceğim çünkü kurgunun rehberi olan bu karakteri bu kadar bilgisiz yazmak direkt kitaba bir hakaret bence. જ⁀➴ Kısaca mantıksız gördüğüm bir yerden bahsetmek istiyorum: Aiden'in polis memuru olduğu kısımda Evelyn'ın odasında bulunan çuvalda gördüğü şeyleri şıp diye anlayıp olayı çözmesi yine yüzeysel geçilmiş yerlerden birisiydi. જ⁀➴ Yine Aiden'in Evelyn'ı kurtarmak için çırpınması saçma bulduğum yerlerden birisiydi. Anlıyorum bir kişiyi ölüme terk ederek kurtuluş istemiyorsun ama sırf en başka sana iyi davrandı diye kurtarma çabası niye? જ⁀➴ Son olarak bahsedeceğim yer: sıfır motivasyonlu Evelyn. İtiraf etmeliyim gerçek Evelyn'i öğrendiğimde çok şaşırdım ve heyecanlandım ama neye yarar.. Kocaman bir "cık cık" ve hayal kırıklığı! Neden mi? Hemen maddeler halinde sıralayım sizlere: ➺ Karakterin cinayetler işleme sebeplerinin pek çoğu yetersiz motivasyondan kaynaklanan altı boş nedenlerdi. Thomas'ı öldürme sebebini geçtim hadi,orayı anladık diyelim. O çukura düşen çocuk peki? Dediğine göre bu kendisine iyi hissettirmiş ama neden yahu neden? Sen 10 yaşında bir çocuksun,bu seni nasıl iyi hissettirmiş olabilir? ➺ Bu sorulardan sonra şunu düşünüyoruz: Evelyn canavar doğmuş birisi mi? Çünkü düzgün motivasyon,düzgün cinayet işleme nedenleri yok. Elimizde bir tek bu düşünce kalıyor. E ama kitabın ana fikri de "Bir insan ne kadar kötü olursa olsun değişebilir."ise Evelyn bu kurgunun neresinde? Diyorum ya yazar kendi elleriyle batırmış bahsettiğim yerleri. Eğer böyle kısımlar olmasaydı 10/10 bir kitap olurmuş. ╰☆╮╰☆╮╰☆╮ Spoiler olan kısım bitti! Şimdi diğer başlıklara geçiyorum. ╰☆╮╰☆╮╰☆╮ NEYDİ O SON 150 SAYFA? ☆ Kitap o son 150 sayfaya kadar bence çok güzeldi. Evet o son yerlerde aksiyon başladı ama aksiyon başlayınca boşluklar ile yüzeysel geçilen yerler arttı ve bence kitabın değerini düşürdü. Sanki yazar yazmaktan yorulmuşta son kısımları "Bitsinde teslim edeyim."şeklinde yazmış gibi hissettirdi. Eğer daha ayrıntılı yazılsaydı veya gelişme sürecindeki olaylar kısaltılıp bu son yerlere ağırlık verilseydi daha iyi bir kitap olabilirdi. ╰☆╮╰☆╮╰☆╮ KİTABI BU KADAR YERDİM,PEKİ OKUNMAYA DEĞER Mİ? ❦ Cevabım: EVET! Katılıyorum bu kadar eleştiri ve olumsuz yorumdan sonra nasıl böyle düşündüğümü sorabilirsiniz fakat hatalarına ve beni çileden çıkartan sahnelerine rağmen sürükleyici ve merakta bırakan bir kitaptı. Farklı bir kurgusu ve Agatha Christie havası vermesiyle okunmaya değer ve şans verilebilecek bir kitap. Ancak hiç polisiye kitap okumadıysanız veya polisiyelerin sadece aksiyondan oluşmasını seviyorsanız bu kitap size göre olmayabilir. Karışık kurgusu ve fazla karakterlerden dolayı kafanız karışabilir;gelişme sürecindeki yavaşlıktan ve hep aynı günün monotonluğundan dolayı sizi sıkabilir. Ayrıca kitabı doğru zamanda okumanızı tavsiye ederim,en başka belirttiğim gibi sürekli ara vererek okursanız kitabın içine girmekte zorluk çekebilirsiniz. Bu da sizi sıkabilecek ve kitabı yarım bırakmanıza sebep olabilecek bir durum. ╰☆╮╰☆╮╰☆╮ YAZARI BU KADAR YERDİN,HİÇ Mİ SEVMEDİN? Ben şahsen yazarı çok başarılı buldum. İlk kitabı olmasına rağmen çok kaliteli bir iş çıkartmış bence. Üstelik kitabın fikri aklına ilk geldiğinde hemen yazamamış,12 yıl sonra yazmaya başlamış. Bu beni çok etkiledi,bu kadar sabırlı olmak herkesin başarabileceği bir iş değildir çünkü. Türkçe'ye çevirilen bir kitabı daha var,bir ara onu da alıp okumak istiyorum. Henüz Türkçe'ye çevrilmeyenlerde var,onlarda en kısa zamanda çevirilir umarım.. Bir yerde okuduğuma göre de bu kitabının dizi olması için anlaşma yapmış fakat sonradan iptal olmuş. Umarım kitap dizi olur çünkü ekranda başarı gösterebilecek ve kitap okumayanların ilgilerini çekebilecek bir kaliteye sahip. Buraya kadar okuduysanız çok teşekkür ederim! Yaklaşık 2 buçuk saattir bu incelemeyle uğraşıyorum ve astigmatı olan gözlerim ölmek üzere.. Eğer herhangi bir yerde hatam varsa veya yazım yanlışı yaptıysam affola.. Umarım incelememi beğenmişsinizdir! :>
Duygu ve Düşünce
Evelyn Hardcastle’ın Yedi ÖlümüStuart Turton · İthaki Yayınları · 20201,475 okunma
·
243 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.