Meta-kurgu oyunlarının, hikayenin özündeki o sarsıcı olması gereken duyguyu gölgelediğini ve kurgunun sadece teknik bir deneme seviyesinde kaldığını fark ettim.
Neler Hissettim?
Kopuk Anlatı Yapısı: Senaryo parçaları ile anılar arasındaki o sürekli geçişler, bende merak uyandırmak yerine hikayeyle aramdaki o bağı her seferinde kopardı.
Hissiz Dehşet: "Sıska Adam" figürünün yaratması gereken o derin psikolojik tahribatı kendi içimde hissedemedim; her şey sadece kağıt üzerinde kalan birer teknik veri gibiydi.
Yapay Derinlik: Kitabın "buluntu film" estetiğini edebiyata yedirme çabası teoride zekice dursa da, pratikte karakterin yaşadığı o buhranı rasyonel bir temele oturtamadım.
Sonuç olarak, bittiğinde elimde kalan; sarsıcı bir korku metni değil, sadece iyi ambalajlanmış ama içi boş bir kurgu egzersiziydi.