·400 syf.··Beğendi
···Okunma: 19 Aralık 2025 00:00 Bu kitap... Bu seri... Kitabı bitireli oldu ama ne yazacağıma dair hala bir fikrim yok aslında. Gümüş Yürek 3 elime aldığım andan gözlerimi dolduran ve bitirmeye hazır olmadığımı bildiğim bir kitaptı ve şuan bitireli çok olmasına rağmen hala kitabı kendi aklımda bitirip bir kenara bırakıp terketmeye hazır hissetmiyorum hissetmek istemiyorum açıkçası.Benim için safe place diyebileceğim bir seri oldu öncelikle bunun için Damla ablaya ne kadar teşekkür etsem az aslında.
Kitaba gelirsek...
Öncelikle seri ne kadar fantastik olsa dahi karakterlerin hepsinin bir o kadar gerçekçi olmasını o kadar seviyorum kiiii hepsinde bir parçam var sankiii. Bast'in karakter gelişimi o kadar harikaydı ki cidden neyden neye dönüştü yaa diyip gururlandım aslında ahsjdjd. Ayrıca Maça ve Bast hakkında gerçekleri öğrendiğimiz sahne... Off baya kötü olmuştum orda özellikle de Bast'in Eira'nın yanında yüzünü ona gömerek ağlaması... Aşırı kalp kırıcıydı ve Martes'e döndükten sonra bile Bast'in tek başına kalması kalbimi kırmadı desem yalan olur o sahnelerde sadece ona sarılmak istedim aslında... VE VE VE Marlo'nun Maça'nın kamarasının önünde buz gibi havada günlerce yatması. MARLO'NUN MAÇA'NIN KAMARASININ ÖNÜNDE BUZ GİBİ HAVADA GÜNLERCE YATMASI! Of of of o kadar güzel kii! Ölüp bitiyorum o ikiliye zateenn!! Ve o sahne... NOS! NOS! NOS! İkinci kitaptan sonra umudumu tamamen kesmiştim ve son ana kadar geleceğine hiç inanamıyordum aslında... Öyle bir sahneydi ki! Hüngür hüngür ağlamak istedim tamam belki ağladım ama... Kelimeler bulamıyorum anlatacak yani Nos ve Eira... Tamamen aşklarına aşığım dediğim ikililerden. O kadar saf o kadar masum o kadar güzel seviyorlarki... O tablo sahnesi... İki tabloyu da çizmesi... Yani bir sahne hem ağlatıp hem gülümsetip hem kalp kırıp hem bambaşka hisler verebilir mi? Verdi işte...
"Yolda kurtlar saldırır da ben sizi onlara yem edip kaçarsam diye korkmuyor musun?"
"Korkmuyorum."
"Yapamam diye mi yoksa?"
"Yapmazsın diye."
Bu sahne... O dejavu hissi...
"Sizi ele vermemden korkmuyor musun?"
"Korkmuyorum."
"Ele veremem diye mi?"
"Ele vermezsin diye."
DO YOU GET DEJAVU??
Ve sadece dostlukları... O dostluk hakkında bile saatlerce konuşabilirim aslında, Zaina'nın Eira'nın el yazısı hakkında onun el yazısı beni buraya değil de ölüme çağırsaydı yine hiç düşünmeden yola düşerdim demesi... Çünkü aslında bilirim ki hepsi düşerdi, her biri teker teker bile olsa birbirlerininin uğruna düşünmeden yola düşerdi ve şimdi bu gruba Bast ve Maça'nın eklenmesi de ayrı mutlu ediyor beni.
Normalde kitaplara yazı yazan biri değilim ama bunda dayanamadım ve kitabın teşekkür bölümünün son sayfasındaki en alt kısma dayanamayıp bende yolun bizden yana olması hakkında kısa bir paragraf yazdım aslında...
Kitap hakkında anlatmak ve konuşmak istediğim daha çok şey olsa bile artık yazmayı burda bırakmam ve daha fazla zamanınızı çalmamam gerektiğini hissediyorum... Umarım Damla abla buna denk gelir ve Gümüş Yürek serisinin bir kimsenin daha kalbine ve hayatına dokunduğunu görür... Yol senden yana olsun Damla abla... Yol senden yana olsun Fellowship... Yol bizden yana olsun <3