Oruç, imsak ile başlayıp iftarla sonlandırılan bir ibadettir. Oruç, bedenin yapmak şeklinde bir eylemi olmak yerine terk etmek şeklinde bir tutumu olarak gözükmektedir.##Kutlu Nebî, zihinlere yaklaştırmak ve gayesine matuf kılmak için orucu somutlaştırmış, “Oruç bir kalkandır.” (Buhari, Savm, 2) buyurmuştur. Kalkan, ilk bakışta savunma amaçlı ve pasif gözüken bir silahtır. Onunla sahici bir korunma sağlayabilmek için nasıl tutacağını bilmek ve sıkıca tutmak gerekmektedir. Bu tutuş, aslında bir tutunuştur, saldırılar karşısında varlığını koruma ve idame ettirme adına bir vasıtaya sığınıştır. Peki, oruç kimi, neye karşı koruyacaktır? Hadisin devamındaki “Oruçlu kişi, kötü söz söylemesin ve cahillik yapıp kavga etmesin. Şayet biri kendisiyle kavga etmeye veya sövüşmeye kalkarsa, ona karşı iki defa, ‘Ben oruçluyum’ desin.” (Buhari, Savm, 2) ifadesi, insana yönelen saldırıların sadece hariçten olmadığına işaret eder gibidir. Oruç hatırlanıp muhataba karşı hatalı bir davranış sergilenmediğinde, kimin kazanacağı önceden belli olmayan bir kavga hiç başlamamış olmakta, bu hâliyle de oruç kişiyi korumaktadır.