·256 syf.····Okunma: 26 Ocak 2026 23:54 Öncelikle okudum, bitirdim ancak sonunda hâlâ içerisinde yer alan mektuplar gerçekten Piraye'ye mi ait yoksa kurgu olarak mı oluşturulmuş anlayabilmiş değilim. Kitabın hiçbir yerinde de bununla ilgili bilgi verilmemiş ve okuyan diğer kişiler de anlamamış olacak ki kimi yorumlarda kurgu diyen de olmuş, Piraye'ye ait diyen de. :D Kitapla ilgili başta birinci falso bu bence.
Geldim ikinci noktaya, Nazım Hikmet çok büyük bir edebiyatçı, önemli ve başarılı bir şair olabilir ancak kitapta olduğu gibi özel hayatında onu romantize edip, geniş yürekliliğini övemeyeceğim çünkü hayatına giren tüm kadınları aldatıp, yarı yolda bırakmak ve her çiçekten bal almak geniş yüreklilik değil karaktersizliktir. Özellikle de hayatına aldığı kadınların birçoğunun evli olduğunu düşünürsek bence iki taraf için de ahlaka sığar yönünü göremiyorum. O yüzden bence edebi kişiliği ile karakterini ayrı değerlendirmek gerektiğini düşünüyorum. Aslında özel hayatı bizi ilgilendirmez de ancak kitapta bu kadar aşka aşık bir adamdı görüşüyle anlatılması, beni rahatsız etti. Aşka aşık olmak gönlün kuş misali uçup farklı dallara konması demek değildir, bence aşk bu da değildir. Piraye'nin acı çeken bir kadın olarak tasvir edilmesi de doğru gelmedi bana. Evet, aşık olduğu adam tarafından aldatılması, yarı yolda bırakılması oldukça üzücü ancak unutulmaması gerekir ki kendisi de aynısını oğlunun babasına, kocasına yapmıştı. O yüzden bende yüksek duygular uyandırmadı okuduklarım.
Keşke aşk daha onurlu yaşansa ve sadakat bulunması zor bir nimet olmasa da bizlerden bu okuduklarını aşk zannedenler kalmasa...