·272 syf.··Beğendi
···Okunma: 27 Ocak 2026 23:04 MEKTUPLAR
(Mektup)
Dostoyevski
1821–1881 yılları arasında yaşamış olan Rus yazar Fyodor Mihayloviç Dostoyevski’nin düşünce ve duygu dünyasına dönük okumalarımıza onun edebi eserlerinden hareketle değil de bizzat yazdığı ve kendisine en yakın insanlara yazdığı mektuplarla devam ediyoruz.
Dostoyevski bu mektuplarda eserlerini hangi şartlarda yazdığını, ailevi durumlarını, Çarlık tarafından önce idam daha sonra da kürek mahkumu cezasına çarptırılmasını, evliliklerini, ihtiraslarını, kumarbazlık huyunu, yayıncılarla olan ilişkisini ve eserlerine özgür bir şekilde yazamamanın iç sıkıntısını, buna benzer kendisi için özel bir çok duruma dair özlü bilgileri veriyor.
Bu mektuplarda Dostoyevski’nin Hıristiyanlık dünyasına dair kanaatlerine, kişisel inançlarına, İsa’ya olan bağlılığına, uygun Rus karakteri hakkındaki düşünceleri ile Rus yazarlardan(Turgenuev gibi) Batı hayranı yazarlar hakkındaki eleştirel düşünceleri de yer almaktadır.
Mektupların hemen hepsi kardeşiyle yapışmıştır.
Özellikle çocuğu Alyoşa’nın ölümü üzerine içine düştüğü ruhsal kırılmayı okumak çok etkileyici.
Mektuplar ile Dostoyevski’nin romanlarda anlattığı karakterlerin kendi kişiliğindeki izlerini görme imkanı buluyoruz.
Bir alıntıyla Dostoyevski’yi daha da iyi anlamak mümkün:
“Eğer biri bana, hakikatin İsa’nın dışında olduğunu kanıtlarsa ve bu gerçekten böyle olsaydı, ben hakikattense İsa’yı seçerdim.”
“Acı çekmeden insan olunmaz.”
“İnsan derin bir varlıktır; onun içini sonuna kadar kazımak mümkün değildir.”
“İnsan bazen bilerek kendisine zarar verir; çünkü özgür olduğunu hissetmek ister.”
“Yoksulluk bir kusur değildir; ama yoksulluğun insanın ruhunda açtığı yaralar çok derindir.”
“En korkunç olan yoksulluk değil, yoksul olduğunun fark edilmesidir.”
“Ben yazarlığı seçmedim; yazarlık beni seçti.”
“Yazmak benim için bir meslek değil, bir kurtuluş biçimidir.”
“Zamanla anladım ki, yazmasaydım hayatta kalamazdım.”
“İnsanı seviyorum ama insanlara yaklaşamıyorum.”
“Kalabalıklar içinde yapayalnızım.”
“İnsanı yalnızca akılla açıklamaya kalktığınızda, ondan geriye hiçbir şey kalmaz.”
“İnsan makine değildir; onu mutluluk formülleriyle yönetemezsiniz.”
Dostoyevski’yi anlamak isteyenler için mutlaka okunmalıdır.