Yanlış anlaşıldığınız, sesinizin duyulmadığı ya da kelimelerinizin eğilip büküldüğü yerlerde kalmak zorunda değilsiniz. Bir metnin, bir yazarın ya da bir hayalin sürekli açıklama gerektirmesi; oranın sizin için doğru yer olmadığının en net göstergesidir. Yayıncılık dünyasında her yol kalabalık olmak zorunda değildir, her iş birliği de uzun sürmek zorunda değildir.
Yazarın kendini sürekli savunmak zorunda kaldığı ortamlar, üretimi beslemez; aksine köreltir. Anlaşılmadığınız bir yerde kalmak sizi güçlendirmez, sadece yorar. Bazen en doğru karar, sessizce yolunuza devam etmek ve sizi gerçekten anlayacak, metninizi olduğu gibi görebilecek doğru yere yürümektir.
Unutmayın, yalnız ilerlemek kaybolmak değildir. Aksine, pusulanızı yeniden ayarlamaktır. Doğru yayınevi, doğru editör ve doğru okur; aceleyle değil, yürümeye cesaret edenlerle karşılaşır. Biz, yazarın kendini küçültmeden var olabildiği, metnin açıklanmak zorunda kalmadığı yerlerin kalıcı olduğuna inanıyoruz. Çünkü doğru yer, sizi değiştirmeye çalışmaz; sizi olduğu gibi kabul eder.