Pişmanlık sessizdir ama uzun sürer.
İnandığın bir şey için yorulmak, hiçbir şey denememiş olmanın pişmanlığından her zaman daha onurludur. Yazarlık, tam da bu yorgunluğun içinden geçen bir yolculuktur. Uykusuz geceler, defalarca silinip yeniden yazılan cümleler, beklenen ama gelmeyen dönüşler… Bunların hiçbiri boşa değildir. Gerçek metinler, konforlu alanlarda değil; yorgunlukla, ısrarla ve inançla yazılır. Kalemin ağırlaştığı anlar, aslında metnin derinleştiği anlardır. Vazgeçme eşiğine gelinen her noktada, yazarı ayakta tutan tek şey inandığı sözdür. Pişmanlık sessizdir ama uzun sürer. “Keşke deneseydim” cümlesi, insanın içinde yıllarca yankılanır. Oysa yorgunluk geçicidir; emek yerini bulduğunda geriye yalnızca iyi ki devam ettim duygusu kalır. Yayın dünyasında kalıcı olan yazarlar, en yetenekli olanlar değil; yorulmasına rağmen yazmayı sürdürenlerdir. İnandığınız metni savunmaktan, onu geliştirmek için yorulmaktan ve beklemekten çekinmeyin. Bir kitap, yalnızca basıldığı gün değil; yazıldığı her anda yazarı dönüştürür. Biz yayınevleri, yolu yorgun ama kalemi kararlı olan yazarlarla yan yana yürümekten güç alırız. Yorulun. Çünkü inandığınız şey için yorulmak, hiçbir zaman denememiş olmanın pişmanlığından çok daha kıymetlidir.
İnsan ve Hayat
··
58 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.