·88 syf.····Okunma: 16 Ocak 2026 17:34 Kişinin kendi içindeki çatışmalar yeri geldiği zaman merhamete yeri geldiği zaman nefrete dönüşür.
Merhaba arkadaşlar bugün size @tbsydm 'ın hiçlik yada her sey kitabını yorumlamak için geldim.. kitabımız felsefi bir kitap Ama tabii Bizim de ders çıkaracağımız konular var.. Onun için karakterimizin ismi yok zaten ..bazı kısa kitaplar derin ifadeler bırakır gercktn
Kitap bir şirkette çalışan bayan kahramanımız ile başlıyor havanın soğuk olmasına karşın tek çorabını bulamadığından dolayı tek çorapsız ayakkabı giyip işe giden bir bayan metro bomboş olsa bile ayakta gitmeyi tercih eden bayan çünkü o koltukta Hakkı olmadığını gören bir bayan.
Bayan kahramanımızın iş yerinde zilli Türkan adında bir kadın vardır kahramanımızın yanına gelir ve elindeki poğaçayı genç kadının ağzına sokar kahramanımız poğaçadaki margarin kokusundan midesi bulanır sanki makine tadı gelir ve lavaboya gidip ne varsa çıkarır. O sırada lab tuvalete çaycı Şakir girer ve zilli Türkan kadının hamile olduğunu iş yerindeki departmanların hepsine yaymaya başlar çaycı Şakir ortada olmayan çocuğun babası olduğu yalanını atar
Bayan kahramanımızın hayatındaki erkeklere Adem bir Adem 2 ve Adem Üçler arada ademlerle konuşur Ama en çok Adem'in ki kafasında yer etmiştir bu ademleri iş yerinde düşünüp bir şeyler mırıldanırken oradakiler de görür..
Kahramanımız anne ve babası tarafından terk edilmiştir ona can yoldaşı olmak için hector adında bir kedi alır.. bir gün akşam eve geldiğinde kedinin evde olmadığını görür camlar bile kapalı olduğu halde hektorun nasıl kaçtığını düşünür bir yere saklanıp çıkıp geleceğini düşünür.. Ve ağlamaya başlar kendini sokaklara atar. Kedisinin gitmekte haklı olduğunu ve kedisinin kusuru olmadığını ve bu suçları kasten işlememiş olduğunu düşünür. Sokaktaki derken bir ilan panosuna denk gelir kaybedilenleri bulma ofisi.. altında da bir telefon numarası vardır arar ve randevu alır. Randevuya gider. Genç kadın kaybedilenleri bulma ofisinden kaybettiğinin bulunup kendilerine getirileceğini düşünerek sir Arthur ve kurumuna güvenerek çıkar.
Peki gerçekten kedi kaybolmusmudur?kaybolduysa bulunacak midir?
Kitapta kadının var olma ve birey olma çabasını çok güzel anlatmıştır.
Yazar bu kitapta bize küçük ayrıntılardan büyük hikayeler çıkarabileceğini gösterir.
Bu kitap hayvan sevgisine değinip bilinç akışı tekniği ile yazılıp sizi içine alıyor gerçekten..
Kitapta ademler aracılığıyla hayvan çiftliğini tekrar yazma düşüncesi karakterde yeni bir Ufuk açıyor.
Bazı konulardan da bahsetmiş modern çağda kart bağımlılığından ve hızlı tüketim alışkanlığından.. Ayrıca insanlığın en büyük gerçeği ölüm ve terk edilmişliği çok güzel anlatmış..
Kitapta şu bölümleri de çok beğendim güneşin mükemmel şekilde konuk olması kaybedenleri bulma ofisi ve ademler aşırı ilgimi çekti yazarımız bizi kitaba bağlamak için çok uğraşmış gerçekten. Yazım dili sade ve betimlemelerle kitabı canlılık katıp akılda kalmayı başaracak bir kitap