·208 syf.··Beğendi
···Okunma: 28 Ocak 2026 21:03 Onları ne zaman nerede okusam zorlanırım. Gözlerim dolar, boğazım düğümlenir. Özellikle idam sehpasına gittikleri anlarda nefesim durur adeta. Vicdan başka bir şey. Kimseyi öldürmeyen bu gençlerin sonu idam sehpası olması insani duyguları olan herkesin vicdanını sızlatır. Gelelim kitaba. Okurken zorlanırım dedim ya burada daha zorlandım. Çünkü Birol Öztürk bu kitabı biyografik roman olarak yazmış. Yani onları canlandırmış. Yaşıyorlar. Yaş almışlar. İdam cezaları 20 yıl hapis cezasına çevrilmiş. Yatmışlar çıkmışlar. Deniz'in oğlu var adını Taylan koymuş. Üçü bir araya geliyor. Taylan'a o 68 kuşağını anlatıyorlar. Anıları öyle bir canlanıyor ki... Gerçekten keşke dedim keşke böyle olsaydı sonları. Sonra film koptu tabi. Birol Öztürk Oyun bitti, kurgu bitti, roman bitti dedi ve başladı gerçekleri anlatmaya.. Okumak lazım kısacası. Anlamak için, bilmek için herşeyden önce kafamızda infaz etmemek için okumak lazım. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz diyen rahmetli Uğur Mumcu'yu da anarak. ..