Bıçak Sırtı - Hümeyra
#okudumbitti #kitapyorumu
Öncelikle eline sağlık yazarım, bizi İskender ve Cavidan ile tanıştırdığın için. Dönem kitabı olması dolayısıyla verilen o hava, dönemin ayrıntıları ve karakterlerin derinliğini sevdim. Kapak tasarımını fazlaca sevdiğimi ayrıca belirtmek istiyorum.
Kısaca konusuna değineyim. İskender Oğuzbeyli, namı diğer Cunta İskender, büyük mafya babası Cevdet Karameşe'nin ülkeye yayılmış kollarından biridir. Cevdet ile İskender'in yolu İstanbul'da kesişmiş, Cevdet onu yetiştirip Ankara'ya göndermiştir. Günlerden bir gün gazinonun önünde Cavidan ile karşılaşır ve bu büyük bir sevdanın başlangıcı olur. Bıçak sırtında yaşayacakları gelgitli aşk sonlarını mı getirecekti?
Dönem kitaplarını ayrıca seviyorum, kitabın dönem kitabı olduğunu öğrenince bu yüzden sevinmiştim. Kitapta yansıtılmaya çalışılan İskender'in gücü ve Cavidan'ın büyüleyici güzelliğinin yanında ben en çok yan karakterleri sevdim diyebilirim. Ali, bu kitabı okumayı sürdürmeme neden olan kişi oldu. Yer yer kitabın içine giremedim, bence bazı ayrıntılar atlanmıştı. Mesela İskender ve Cavidan'ın birbirlerine neden yasak olduğu? Neden İskender'in senelerce beklediği ve bir anda beklemeyi bırakıp kavuştukları... Aynı statüde olduklarında bu kavuşma neden gerçekleşmedi? Aşkları güzel ele alınmış ancak, kavuşmamış aşıkların yan yana uyumasını kavuşmuş olarak kabul ederdim mesela. Cavidan'ın geçmişine hiç değinilmedi, muhtemelen ikinci kitapta bahsediliyor ancak bu kitapta da biraz yer verilmesini isterdim. İskender ve Cavidan çiftinin aşklarını daha çok hissedebilmek adına aşık oldukları anı başta okumak daha iyi olurdu diye düşünüyorum. Yani keşke Cavidan'ın nasıl assolist olduğunu, İskender ile olan ilişkisinin zamanla nasıl geliştiğini ve günümüze nasıl uzandığını tane tane okusaydık. Kitabın son kısmında da böyle bir olay yaşanacağını tahmin etmiştim, çünkü satır aralarında verilen mesajlar hep bu yöndeydi. Daha farklı, şaşırtan bir son olabilirdi diye düşünüyorum. Bunların yanında Ali ve Şahnar çiftini gerçekten büyük bir keyifle okudum, keşke ayrıca uzun uzun okusak diye bile düşündüm. Serhan'ın o takıntılı halleri ve Üçbey'in diyalogları hikayeyi tamamlayan unsurlarından olmuş.
Okurun bol olsun!