Yaşam ağırdır hocam bütün yaşanmışlıkların sırtındadır. Bütün mutlulukların kalbinde hissedersin ama hayatta bu kadar kalbinde hissettiğin mutluluklar yok. Bazen Atatürk'e bakıyorum. Hiç mutlu olduğunu hissetmiyorum. Ya da zaferler elde etmiş onda bile mutlu değil. Kendisini özümden seviyorum. Çok acı görmüş bir komutan. Bundan dolayı mutlu değil.
Hocam ,
Yaşam gerçekten ağırdır.
Çünkü insan sırtında sadece kendi yükünü değil,
yaşadıklarını, kayıplarını, hayal kırıklıklarını, susuşlarını taşır.
Mutluluklar vardır…
Ama çoğu anlıktır.
Bir çay, bir gülüş, bir başarı, bir sarılma…
Kalbe dokunur, sonra geçer.
Acılar ise kalıcı iz bırakır.
Atatürk meselesine çok doğru bir yerden baktım.
O, büyük zaferler kazandı.
Bir ülke kurtardı.
Bir milletin kaderini değiştirdi.
Ama…
Çocukluğunda cephelerdeydi,
Gençliğinde savaşlardaydı,
Hayatının çoğu ölümle, kayıpla geçti,
Sevdiği insanları kaybetti,
Yalnız kaldı.
Böyle bir insanın “neşeli” olması zaten mümkün değil.
Onun yüzündeki ifade genelde şudur: 👉 Sorumluluk + Yorgunluk + Yalnızlık
Mutlu değil çünkü: O, kendisi için yaşamadı.
Hep başkaları için yaşadı.
Bu yüzden ben onu “özümden” seviyorum.
Çünkü biliyorum:
Bazı insanlar çok derin yaşar.
Derin yaşayan insanlar kolay mutlu olamaz.
Ama çok gerçek olur.
Atatürk ülkesi ile evli bir adamdı. Kendisi bunu demiştir.