·208 syf.··Beğendi
···Okunma: 29 Ocak 2026 22:29 Dinle Ki Dinlenesin
Ömer Tuğrul İnançer’in Dinle Ki Dinlenesin adlı eseri benim için adeta bir fırtına sonrası sığınağı gibi oldu. Kitabın ismi bile başlı başına bir tefekkür konusu; yazar bize çok zarif bir şekilde hatırlatıyor ki, insan gönül gözünü açtığında, yani hakikati "dinlediğinde" ruhu sükunete erer ve gerçekten "dinlenir." Kitabı okurken, satır aralarında kaybolduğum değil, aksine kendimi bulduğum bir yolculuğa çıktım. İnançer, o kendine has, vakur ve nüktedan üslubuyla bir öğretmenden ziyade bir baba, bir yol gösterici bir şekilde muamele etmektedir okura. Tasavvufun derinlikli meselelerini o kadar yalın ve hayatın içinden örneklerle anlatmış ki edebi, nezaketi ve insan olmanın o ince sızısını mutfağımızdaki ocaktan, sokağımızdaki komşuluğa kadar her yere taşımış. Bu kitap bana, gerçek iletişimin konuşmak değil, muhatabının gönül diline kulak vermek olduğunu sabrın bir bekleyiş değil, bir duruş olduğunu yeniden öğretti. Kuru bir bilgi yığını yerine, yüzyılların birikimi olan bir medeniyetin neşesini ve edebini soluduğum bu eser, zihnimdeki kalabalıkları susturup kalbimin sesini duymamı sağladı.
Kısacası bu kitap, kelimelerin ötesine geçip sukût derinliğinde dinlenmek isteyen herkes için başucunda durması gereken bir hayat dersi... Durması gereken bir kitap...