Gönderi

ölümlü bir bakıştan ölümsüz bir hikâye
10/10
·376 syf.··
2026 2. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2026 16:26
Zenginlik ve ün, insanların uğruna adam öldürmeye daima hazır olduğu şeylerdi. Selamlar, 2026'nın ikinci kitabıyla geldim ve yine muhteşem bir okumaydı. Madeline Miller bu rettelinginde Troya Savaşı öncesini ve Troya savaşı esnasında yaşananları Patroklos'un bakış açısından anlatıyor. Ama bu kitap bize yalnızca bir kahramanlık destanını sunmuyor. Savaşla ve kanla dolu bir mitin içine insan dolduruyor. Ve arka planda kalan bir sesi, Patroklos'u, merkeze alıyor. Öncelikle Patroklos'un bakış açısından yazıldığını öğrendiğimde çok şaşırmıştım çünkü Patroklos belli bir yere kadar Akhilleus'un yanındaki çocuk olarak kalıyor. Ama yazar aslında bu kitaba en uygun kişiyi seçmiş. Çünkü Patroklos'un bakış açısından okumak bir farklılık sağlıyor (ki bir retellingden beklentimiz farklı bir yönden ele almaktır). Ama en iyisi de biz okurlar ölümlüler yani insanlarız, hikâyeyi ise yine bizim gibi bir ölümlünün bakış açısından okumak hem romanlaştırıyor hem de anlamamızı kolaylaştırıyor. Bu yüzden de Patroklos'un bakış açısıyla yazmanın çok zekice ve yerinde bir karar olduğunu düşünüyorum. Kitabın yazım dili mükemmeldi. Atmosferi ve duyguları buram buram hissediyorsunuz. Anlatım çok güçlü ve çok yerindeydi. Sanırım bu kadar güzel yazılmadaydı kimse bu kadar sevmezdi. Çünkü bazen hikâyenin ne olduğundan çok anlatacısının nasıl anlattığı önemlidir. Yazarın bilgisini ve hikâyeye hâkimliğini de kitabın her noktasında hissediyorsunuz zaten. Bilen ve bildiğini de çok güzel bir şekilde sunan yazardan kitap okumanın zevki çok başkaydı. Madeline Miller bu yönden benim ne yazsa okurum diyebileceğim bir yazar oldu. Ayrıca çok akıcı bir kitap. Ben çok uzun sürede okudum ama bu tamamen kendi ritmimin bozukluğundan kaynaklı. Okuru asla zorlamayan, sürükleyici ve merak uyandırıcı bir anlatımı var. Asla karmaşık bir şekilde sunulmamış, her şey çok anlaşılırdı. Karakterler konusunda da birçok sevip sevmemek arasında kalacağımız karakter var çünkü kimse ne tam iyi ne tam kötü. Ama sanırım favorilerim Patroklos ve Briseis (*gözleri dolan emoji*). Akhilleus'un yerinde olsaydım ne yapardım hiçbir fikrim yok. Ama bir süre sonra şöhret fikrinin onu alıp nasıl da başkalaştırdığını da görüyoruz. (Orjinal miti okumadım ama zaten pek de iyi biri olmadığı söyleniyor). Thetis karakterine değinmeden geçsem asla olmaz; tek boyutlu bir karakter değildi. Onu anne ve tanrıça olarak okuduk. Sevgiyle şiddetin aynı yerde durabileceğini gösteren bir karakterdi. Ve tabii ki o şiddet ve güç figürünün sevgiyi nasıl gölgeleyebileceğini. Kötücül bir figürden çok, sevginin tanrısal hâlinin ne kadar acımasız olabileceğinin kanıtıydı bence. Kitap anladığım kadarıyla bazı okurlar tarafından "rahatsız edici" bulunmuş ama bunun sebebinin anlatılanlar değil anlatılanlara bakış açısı olduğunu düşünüyorum. Bu kitap Antik Yunan mitlerini kendi bağlamı içinde ele alıyor. Eşcinsellik bu mitlerin yabancı bir unsuru veyahut yazarın eklemesi değil. Romanda bu bir sansasyon olarak değil insani bağ olarak ele alınıyor. Bu noktada rahatsızlık metinden değil, okurun beklentilerinden doğuyor. Peleus ve Thetis arasındaki ilişki ise kitapta en rahatsız edici ama en dürüst bırakılan noktalardan biri. Bu birliktelik günümüz değerleriyle açıkça sorunludur; ancak roman bunu masumlaştırmıyor ya da romantize etmiyor. Aksine, mitlerin dünyasında gücün ve zorun nasıl “normal” kabul edildiğini olduğu gibi gösteriyor. Peleus’un kötü biri olarak sunulmaması, yapılanın doğru olduğu anlamına gelmez; bu durum, mitolojik anlatıların ahlaki rehberler değil, dönemin zihniyetini yansıtan hikâyeler olduğunu hatırlatmalıdır aslında. Tam olarak da bu noktada kitabı anlayabilmek, doğru yorumlayabilmek adına okurun belli bir olgunlukta olması gerektiğini düşünüyorum. Ben yaş sınırı olarak +14/15 diyeceğim ama bahsettiğim olgunluk sadece yaşla alakalı değil tabii ki. Sonuç olarak bu kitabı bitirdiğinizde geride bir savaş hikâyesinden çok daha fazla şey kalıyor. Benim için bir mitin yeniden anlatılmasından ziyade onu yeniden hissettiren bir okuma oldu. Şiddetle önerimdir.
1000Kitap
Akhilleus’un ŞarkısıMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202019,3bin okunma
··
332 Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Çok güzel yazmışsınn💗Bende yeni bitirdim seninle tam olarak ayynı düşüncelere sahibizz💖🫶🏻
buglem
Gönderi Sahibi
teşekkür ederiiimm 💝🫂
Muhteşem bir kitaptı. Ve olgunluk konusuna çok katılıyorum. Bu kitabi lütfen kitabi anlayabilecek olgunlukta olan bireyler okusun. Dikkat çekilmesi gereken yer onlar değil, aralarındaki aşk... Maf etmişti beni bu kitap. Okuyun okutturun😭😭Eline saglik buarada cok güzel yazmissinn🫂💗🌿
buglem
Gönderi Sahibi
çok teşekkür ederimm 🫂🫶🏼
Muhteşem bir kitaba yine çok güzel bir inceleme olmuş🥹 ellerine sağlık💖 özellikle başlığı çok etkileyici, bayıldımm😭🫂
buglem
Gönderi Sahibi
Ayayyay, çok teşekkür ederim. Beğenmene sevindimm 😻🫂🤍