·40 syf.····Okunma: 31 Ocak 2026 02:00 Hüseyin Rahmi Gürpınar, düşüncelerini doğrudan aktarmak yerine karakterler üzerinden, ince bir mizah ve güçlü tasvirlerle okura ulaştırır. Bu eserde de karakterlerin özenle seçildiği, diyalogların kişiliklerle uyum içinde ilerlediği açıkça görülür. Özellikle Bahriye Hanım ile kaynanası arasında geçen tartışmalar, yazarın mizah gücünü en canlı şekilde ortaya koyar. Sonlara doğru Meliha Hanım’la yapılan konuşmalar ve kavgası aynı ölçüde komik ve düşündürücüdür.
Ancak bu eser, Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın diğer romanlarında hissettirdiği heyecanı bende ilk defa uyandırmadı. Bunun temel sebebi, Bahriye Hanım’ın düşünce biçimiyle kurduğum mesafedir. Bahriye Hanım, dönemi için başkaldıran bir kadın tipidir; kendi doğruları vardır ve bu doğrular uğruna sert bir dil kullanmaktan çekinmez. Ne var ki bu sertlik, yer yer özgürlük düşüncesini savunmaktan çıkıp başka bir dayatmaya dönüşür.
Özellikle şu ifadeler, okur olarak beni rahatsız etti:
“Oh, hele Türk kadını boza içmekten kurtuldu! Ahirette Kevser vaadiyle dünyadaki bütün içkileri haram eden bol çakşırlı sofu, kalın kafalı bütün gericileri etrafına topla da Vefa'nın mırmırık dolu mermer küpleri içine dalıp çıkın. Ayranla, şerbetle neşesiz karnını şişiren bir millet hiçbir vakit şampanyayla düşünenlere yetişemez…”
ve
“Türk kızı pek adi barlarda, önü sarhoş dolu pis sahnelerde göbek atacak, arada bir kulise girerek piçini emzirip yine çıkacak…”
Bu söylemler, özgürlüğü tek bir biçime indirger. Bahriye Hanım’ın bu keskin dili, aslında kadınların yüzyıllardır maruz kaldığı baskılara duyulan öfkenin bir yansımasıdır. Erkeklere hak görülen birçok davranışın kadınlara yasaklanması, kadınların sürekli denetlenmesi ve ahlaki ölçütlerin tek taraflı işletilmesi, Bahriye’yi bu noktaya sürüklemiştir. Bu açıdan bakıldığında onun isyanı anlaşılırdır. Ancak anlaşılır olması, her sözünü haklı kılmaz.
Hüseyin Rahmi Gürpınar, bu karakter aracılığıyla dönemin ikiyüzlü ahlak anlayışını eleştirirken, farkında olarak ya da olmayarak başka bir genellemenin kapısını aralar. Kadın özgürlüğünü savunurken, kadınları yine belirli bir kalıba sokan bu yaklaşım günümüzün de bir problemidir.
Meyhanede Hanımlar kısacık ama içine çeken bir eser. Bakalım siz okuyunca ne düşüneceksiniz? Keyifli okumalar.